Mart 2008


>Sevgili Arkadaslar,
herkese hayirli Cumaalar.
Beni bu zor günlerimde yanliz birakmayip yorumlariniz ve hayir dualarinizla, bassagligi mesajlarinizla desteklediginiz icin Allaha hepinizden razi olsun.

Asagidaki yaziyi net den buldum ve yayinlamak istedim, sevgiler…

Kanserin en önemli düşmanı olan yiyeceklerin listesi…

Kanserlerin bir kısmı ailevi ve kalıtsalken, bir kısmı da çevresel faktörler sonucu ortaya çıkıyor. Fiziksel hareketi artırarak ve uygun beslenme planı yapıp, dengeli ve kaliteli beslenerek kanser türleri üçte bir oranında önlenebilir.
Diyetisyen Tuğçe Aytulu kansere karşı alınabilecek önlemleri bir bir sıraladı… Fiziksel aktiviteyi artırarak ve enerji alımına dikkat ederek, vücut ağırlığınızı ideal kilo aralığı içinde sabit tutun.
Haftada 3 gün en az 30 dakika yürüyüş, yüzme, bisiklet, step gibi egzersizler yapın ve bunu ömür boyu sürdürün.
Yeterli ve dengeli beslenin.
Besin çeşitliliğine dikkat edin.
Yağ tüketimini azaltın, yağlı etlerden mümkün oldukça uzak durun. Aldığınız yağların, toplam günlük kalorinin %30’unu geçmemesine dikkat edin.
Doymamış yağ asidi içeren yağları (soya, zeytinyağı, mısırözü, ayçiçeği, kanola yağı ve bir tür balık yağı olan omega-3) tercih edin.

Fazla yağlı kırmızı etler yerine, tavuk ve balık etini tercih edin.
Aşırı tuzdan sakının.
Günlük tuz tüketimi 5-6 gram olmalıdır.
Turşu ve salamura gibi fazla tuzlu yiyecekleri az miktarda tüketin.
Günlük 25-30 gram posa (tam tahıl ürünleri, meyve, sebze, kuru baklagiller, yağlı tohumlar) tüketin. n Kabuklu yenebilen meyveleri, kabuklarıyla birlikte tüketin.
Günde en az 3-5 porsiyon sebze ve meyve tüketin. Koyu yeşil yapraklı ve sarı renkli sebzeleri tüketmeye özen gösterin. Brokoli, brüksel lahanası, karnabahar, lahana tüketmeye çalışın. Sarımsak ve soğanı özellikle çiğ olarak tüketin. Sebze yemeklerini az suda veya kendi suyu ile pişirin ve hemen tüketin. Günde 2 porsiyon kuru baklagil yemekleri tüketin.
Ekmeğin kepekli olanını tercih edin.
Kimyasal koruyuculu hazır yiyecekler yerine doğal besinlerle beslenmeyi tercih edin. A, C, D, E vitaminleri, riboflavin, tiamin, folik asit, pantotenik asit ile çinko, iyot, kalsiyum, demir, selenyum ve molibden gibi mineralleri yeterli miktarda alın. Kalsiyum bakımından zengin olan gıdalardan az yağlı olanları tercih edin. Günde 2- 3 bardak yağı azaltılmış süt ve/veya süt ürünleri ile beslenin. Besinlerin saklama koşullarına dikkat edin.

Yiyecekleri hazırlarken kızartma, kavurma, tütsüleme yerine ızgara, fırında, buğulama, haşlama gibi pişirme yöntemleri kullanın. Mutlaka kızartma yöntemiyle pişirmeniz gerekiyorsa 150 derecenin altında ve çok az yağ ile pişirin. Alkol kullanmamayı tercih edin. Tütün ve tütün ürünleri kullanmayın. Kapalı, sigara içilen ortamlardan uzak durun. Tütün çiğnemenin, sigara ve nargile içmenin veya sigara dumanına maruz kalmanın çeşitli kanserlere neden olduğu artık herkes tarafından biliniyor.

HAYVANSAL YAĞLARDAN UZAK DURUN
Beslenmedeki toplam yağın ve özellikle de doymuş (satüre) yağ asitleri bakımından zengin olan hayvansal yağların fazla olmasının, bazı kanser türlerinin gelişmesi riskini artırdığını gösteren çalışmalar vardır. Kolon ve rektum kanserleri, postmenopozal kadınlardaki meme ve endometrium kanserleri, pankreas, böbrek kanserlerinin oluşumunda hayvansal yağların etkisi büyüktür.

İŞTE KORUYUCU BESİNLER
Bazı sebzeler (lahana, brokoli, salatalık, maydanoz, biberiye, soya fasulyesi) içerdikleri bazı maddelerle kansere karşı koruyucu etki gösteriyor.
Antioksidanlar (C vitamini, E vitamini, Betakaroten, Selenyum, Çinko) kansere karşı koruyucudur. Kuru baklagiller, tam tahıl ürünleri, meyveler ve sebzeler posa kaynağıdır. Bu da kansere karşı koruyucudur. Yeşil çay “kateşin”dir. Kateşin bazı kanserleri önlemede çok etkilidir. Bunun için yüksek dozlarda yeşil çay içmeye gerek yok. Günde dört fincan yeşil çay yeterlidir. Ancak çayın aşırı sıcak olarak ve sürekli içilmesi, özefagus kanseri sıklığını belki artırabilir.

HASTALIĞI MORALLE YENİN
Hastalar, kanser olduklarını bildikleri anda hayata küsüyor. Oysa kanserken en önemli şey moralli olmak. Kendini bırakmak yerine savaşmak gerekiyor. Prof. Dr. Nevzat Tarhan, hastaların kanserle nasıl mücadele edebileceğinin sırrını verdi. İşte altın değerinde öğütler… Kişi, teşhis konduktan sonra neler yapmalı? Kanser tanısı konulan kişilerin hayatında fizyolojik, psikolojik ve sosyal önemli değişikler izlenebilir. Tanı aşamasından başlayarak bazı psikolojik uyum süreçleri ortaya çıkar. Tanı için gerekli incelemelerin yapıldığı dönemde kişide kanser olma kaygısı ve bununla ilişkili olarak uykusuzluk, sinirlilik, aşırı endişe gibi belirtiler izlenebilir. Kanser tanısı alınmasından sonraki dönemde ise hastalar birçok psikolojik sorun ile karşı karşıyadır. Bunlar arasında uyum bozukluğu, depresyon, anksiyete bozuklukları, travma sonrası stres bozukluğu, cinsel fonksiyon bozuklukları, uyku bozuklukları, psikosomatik bozukluklar gibi kişinin hayatını ve medikal tedavi sürecini ciddi olarak etkileyebilen sorunlar bulunur. Bu sebeple hastaların kanser ve kanser tedavisi ile ilgili acı veren, yıkım yaratan, fiziksel ve duygusal sorunlar ve yaşam tarzı değişimleri ile nasıl baş edebileceğinin öğretilmesini hedefleyen psikolojik destek ve tedavi yaklaşımları büyük önem taşımaktadır. Hastalığını inkar edenler oluyor mu? Hayatı tehdit eden bir tanı karşısında hastanın ilk tepkileri aşırı üzüntü, öfke, ya da hastalığı inkâr, inanamama olabilir. Karışık duyguların yaşandığı bu birkaç haftalık dönemi takiben kişinin durumu kabullenmesi ve tedavi arayışına girmesi beklenir. Ancak bazı durumlarda hastalığı inkâr uzun sürebilir. Bu inkâr sebebiyle kişi tedaviyi reddedebilir. Aşırı sinirli tepkileri çevresiyle olan ilişkilerini bozabilir. Ya da yaşadığı ağır çökkünlük sebebiyle kişi hastalıktan başka bir şey düşünemez hale gelebilir. Kimi zaman radyoterapi, kemoterapi ya da cerrahi tedavilerin kendileri birer korku kaynağı olabilir. Bu durumlarda mutlaka bir psikiyatrik yardım alınmalıdır. Hastanın kaygıları, gelecekle ilgili endişesi, kendini değerlendirmesi, olumsuz duygu ve düşüncelerinin ele alınması, gerekiyorsa psikiyatrik ilaç tedavisinin uygulanması ile sorunlar çözülebilir. Stresin vücudun bağışıklık sistemi üzerine olumsuz etkileri olduğu bilinmektedir. Stresle baş etme tekniklerinin öğrenilmesi ile bu olumsuz etki ortadan kaldırılabilir. Hastanın kaygıları ne zamana kadar sürer? Kanser tedavisinin etkili olması ile birlikte her ne kadar hasta bir rahatlama yaşasa da, bazen hastalığın tekrarı ya da metastazla ilgili aşırı kaygılar devam edebilir. Kişi her an vücudunu dinleyip her türlü bedensel algısını kanserin tekrarı biçiminde yorumlayabilir. Rutin kontroller ve muayenelerin her biri günlerce süren gerilim ve huzursuzluklara yol açabilir. Hastalığın tekrarlaması durumunda ise kişide yine şok olma, inanamama, inkâr, sinirlilik, uykusuzluk belirtileri izlenebilir. Bu dönemi takiben reaktif depresyon ve kaygı bozuklukları gelişebilir. Hastanın ağrısı varsa, geçmişte psikiyatrik bozukluk geçirmişse, sosyal desteği azsa, yaşamında henüz tamamlamadığı işleri mevcutsa, kanser sebebiyle günlük yaşamında aksamaları yoğun yaşıyorsa bu dönemde bir ruhsal hastalık geçirme ihtimali çok daha yüksektir.
BOL BOL GÜLÜMSEYİN

Kanser önlenebilir. Yeter ki buna inanın. Kendinizi iyi hissedin. Bol bol gülümseyin. Hayatınıza yeni bakış açıları kazandırın. Kanseri hayatınızı etkileyen bir sorun olmak yerine kişi için yeni bir bakış açısı, yaşamında olumlu adımlar atmasını sağlayacak fırsatların kapısı olabileceğini unutmayın. Yaşadığınız zorluklar karşısında göstermiş olduğunu z mücadele sizin kanseri yeneceğinizi gösterir.

Neslihan KURAN- Münevver ÇAKIRTAŞ

Not: Bu yazi net den alinmistir.

>

Canim Kardesim Yasemin,
Bu Yasemin cicegi sana son armaganim olsun.
Ruhun sad,
mekanin CENNET olsun,
Allahin RAHMETi hep üzerine olsun.
birtanem yokluguna nasil alisacagim,
Allahim cümlemize sabir ver, icinde banada…….

>Patlicanli Mercimek Corbasi
(orjinal adi ile eksili Malhita)

Bu aralar fazla mutfaga giremdigim icin sizlere diger blogumdan maharetlerde daha evel yapip yayinladigim corbami paylasacagim.

Malzemeleri:
1 su bardagi kirmizi Mercimek,
1 orta boy patlican,
Kirmizi pul biber, Tuz,
2 dis sarmisak,
2 yemek kasigi Koruksuyu veya 1 limon.
1 yemek kasigi Nane,
1 cay bardagi Zeytinyagi,

Yapilisi: Mercimek ayiklanir ve yikanir. Bir tencereye alinarak, 6 su bardagi su ilavesi ile ocaga alinir. Kaynamaya baslamadan üzerinin köprükleri kevgirle alinir. Patlican soyulup 1-2 cm lik küp küp kesilir, kaynamkta olan mercimeye patlican ilave edilir. Tuz ve kirmizi biber eklenir, mercimekler pisince ocaktan alinir. Zeytinyagi tavada kizartilir ve icine ince dogranmis sarmisaklar eklenir. Sarmisaklar pembemsi renk alinca, ardindanda nane ilave edilerek bir iki karistirilip hemen corbanin üzerine aktarilir. Bu islemi yapariken cok dikkat etmek gerekir, cünkü zeytinyagi etrafa ve elinize sicraya bilir.
Corbaya ekside ilave edilip, karistirilir ve sicak sicak sofraya alinir.
Afiyet Olsun!

>

Bu günlerin feyzi üzerinize,
rahmeti geçmisinize,
bereketi evinize,
nuru ahiretimize,
sicakligi yuvamiza dolsun.
Kandiliniz mübarek olsun..

Mevlit Kandili ya da Veladet Kandili (Arapça: لیلة مواليد, Mavlid (مولد), Mavlid al-Nabi (مولد النبي), İslam dininin peygamberi olan son peygamber Muhammed‘in doğum gecesi aynı zamanda Hicrî Rebiul-evvel ayının onikinci gecesidir. Klasik dönemde (Asr-ı Saadet ve Dört Halife Dönemi) kandiller yer almadığı için geçmişi pek eskiye dayanmamaktadır.

Mevlid, “doğum zamanı” demektir. İslam‘da Mevlid gecesi, Rebiul-evvel ayının 11. ve 12. günleri arasındaki gecedir. Hz.Muhammed’in doğum günü farklı mezheplerden birçok Müslüman tarafından kutlanır. Şiiler 17. günü Mevlid günü ve 17’ye dönen geceyi de Mevlid Gecesi olarak adlandırırlar. Bu iki tarih arasındaki haftayı da Vahdet Haftası ilan etmişlerdir.

Kandil Geceleri İslam’ın ilk zamanlarında var olan bir adet olmayıp, hicrî 3. asırdan itibaren mistik çevrelerde kutlanmaya başlanmıştır. Türkiye‘de Osmanlı Devleti padişahı II. Selim‘den itibaren bu kutlama gün ve gecelerinde, minarelerde kandil yakılmasıyla birlikte kandil adını almıştır.

Not: Yukaridaki yazilar net den alinmistir.

>
Acilis ve erkekler korosu

Pazar günü ikincisi düzenlenen Fahri Hizmetler (veya Gönüllü Calisanlar Furarina) (Ehrenamt Messe) bende sosyal islerde fahri olarak hizmet yaptigim icin ciftciler dernegi üyleleri ile ve belediye ve valiligin tesvikiyle katildim. Cok dolu dolu bir gün daha gecirip, cok güzel övgüler, ve cesitli is teklifleri aldim. Ama bu tekliflerde yine gönüllü calismakla ilgili ve devletin sosyal calismalara fazla bütce ayiramadigindan, fahri hizmet yapacak aramasindan kaynaklanan islerdi. Olsun yinede bos durmaktansa , burdaki yabancilara yararli olmak cok güzel bir duygu. Okullardan, yaslilar yurdundan, hastahaneden, uyusturucu ile mucadele dernegi olan, mavi hacdan teklifler aldim, bakalim ileriki günlerde bunlari nasil degerlendirebilirim. Ayrica, vali, belediye baskani ve degisik kurumlar calismalarimdan dolayi tebrikler aldim, yaptigim isin altin degerinde oldugunu duymak da dogrusu beni gururlandirdi.


Cesitli Organizasyonlarin masalari ve fuar görüntüsü

Ciftci Kadinlar dernegi, iste bu dernekle bir proje yapiyorum.


Burdada engellilere yardim dernegi ve egitilmis bir kopek,


Bu yan masadaki projedeki amac cok güzel, teklif aldim, aslinda bende böyle bir sey yapmak isterim. Yesil Bayan projesi, Fahri Hizmetlerde calisan bayanlar, hastanede veya yaslilar yurdunda hasta ve yaslilara kitap okuyor, yemek yemelerine yardim ediyor, yataktan kaldirip yürütüyor bu gibi islere bu yesil önlük giyen gönüllü bayanlar Fahri Hizmet vererek yardim ediyorlar..

iste bu da bizim masamiz ve daha evel sizlerle paylastigim elislerimizi de masada sergiledik.

kizil hacda da ilk yardimlar icinde calisacak gönüllü araniyor, bir kisa egitimden sonra, bu gibi yerlerde Fahri Hizmetler yapmak mümkün.

Malesef bu sehirde baska hic bir türk kurulusu bu fuara katilmadi.
Fuarin acilis konusmasi ve erkeler korosunun ardindan, herkes masasina dönüp gelen ziyaretciler, yaptiklarini tanitip, yeni üyeler saglamak icin falietlerde bulundular. Alman arkadasimin yaptigi bademli pasta ve benim yaptigim, patatesli kek cok kücük dilimler halinde ziyaretcilere ikram edildi. Patatesli kekimin baharatlari ve tadi cooook nefis oldugundan, cok ilgi cekti ve denendi, defalarca almanlara tarif yazdim.


Bu fuarda ziyaretcilere sundugumuz, Alman arkadasimin yaptigi, Bademli Pasta (daha evel diger blogum olan anneminkiziyim da bu tarifi vermistim), masadaki el isi masa süsleri,

Patatesli pastanin ve bademli pastanin tarifini anneminkiziyim adresimdeki diger blogumdan buraya tiklayarak alabilirsiniz. Bu gördügünüz cicek saksisinida, daha evel arkadaslar, pecete teknigi olarak el ilsi olarak yapmislardi.
Evet cok güzel gecen fuar görüntüleri bu kadar.
Simdi cok merak ettim acaba Türkiyede de böyle calismalar varmi. Ne güzel olur bos zamanlarini degerlendirmek icin böyle Fahri Hizmetlerde calismak, ne dersiniz???

Veee bu gectigimiz carsamba bu fuara katildigimiz icin alman arkadaslar ve ben, belediyeden ve valilikten hizmetimiz icin cicek aldik, cok tesekkürler…

>

******Lütfen Okuyunuz******


Sevgili Arkadaslar,
ben bu ara bloglarda olsun, cevremde, arkadaslarimda, ailemde ve kendimde dahil olmak üzere hastalikdan baska bir sey duymaz oldum.
Derdi veren Allahim sifasinida verir umudunu hic bir zaman aklimizdan cikarmayarak, net den buldugum bir kac duayi buraya eklemek istiyordum ama vaz gectim. Ben bir tane ekliyeyim, arkadaslar devamini getirsin istedim.
Sizleri hic yoktan blogunuzdaki yayinliyacaginiz yemegin üstüne veya altinada olsa,
DUA EKLEYELIM cagrisi yapiyorum. Son duydugum degerli blogcu arkadasimiz (Sofram) Fatma Hanima Allahtan acil sifalar diliyorum. Tüm hastalarimiz icin dua ekliyelim ve dua edelim, insallah Allahim kabul edecektir. Tüm katilan arkadaslara tesekkürler.

****************************

Şifa Duâsi


Hazret-i Âişe -radıyallahu anha-dan rivâyete göre Nebiyy-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- kendilerine bir hasta getirildiğinde şöyle duâ ederlerdi;

“Bu hastalığı gider ey insanların Rabbi! Şifâ ver, çünkü şifâ verici sensin. Senin vereceğin şifâdan başka şifâ yoktur. Öyle şifâ ver ki hiç bir hastalık bırakmasın.” (8)


(8) Buhârî, Merdâ,20; Müslim, Selâm,46.Ebû Dâvud, Tıbb, 18,19

>

Beyaz is oda takimi, ceyiz sandigimdan
Bu Oda takimini Büyükannem islemisti ve benim ceyizim icin hediye etmisti. Bu cok güzel el emegi göz nuru olan ve makinada islenen ciger deldi ve yasmin modelli takimi sizlerin görmesi icin görüntülüyorum. Bu takim 1 masa örtüsü, 2 sehpa ve 12 peceteden olusuyor. Büyükannem kumasa kendisi modelini cizip, kendisi kumasin telini cekip, makina ile islemis ve kenarina mekik oyasi ile süslemisti. Simdi bu harika oda takimini onun anisina sizlere paylasiyorum, ayni zamanda da Büyükannemi rahmetle aniyorum. Torunu olarak ondan gurur duyuyorum. Son hasta olacagi zamana kadar hic elinden el isi düsmezdi, severek yaptiklari; igne oyasi, tig isi ve makinada nakis isi idi. Bos zamanlarinda bu el islerini yapip cocuklarina ve torunlarina, hatta benim cocuklarima dahi bir vesile ile hediye ederdi.
Ruhun sad olsun Büyükannecigim!



Sonraki Sayfa »