>Projemizin bir türlü sonu gelmiyor, simdi sizlere bu son gezimizdi diyecegim amaaaa haftaya yine bir yerlere gidersek kiiii, TÜRKIYE`ye geliyoruz.
Bu gezi yine son olmayacak.

aslinda bu ada gezisi ile projemiz 2. yilini doldurdu ve ufakta olsa bu ikinci yilda devletten aldigimiz para yardimi da sona erdi.

ilk defa bu ciftci bayanlarla 1 yillik bir konzept üzerinde entegre kurslari altinda, külturel toplantilara basladik. 12 Alman, 12 türk bayan ayda bir bulusuyorduk, ama bir yillik programimizdan sonra simdi ikinci yilda bu gezi ile noktalandi. Fakat 2 yil önceden insallah en sonda bir Istanbul seyhati yapariz diye bir fikir ortaya atmistim. Evet Allahin izniyle iste o da gerceklesmeye az kaldi, cünkü cok yakinda 17 kisilik türk ve alman bir grupla istanbuluda ziyarete geliyoruz.

Föhr adasina gitmek icin gemiye biniyoruz.

Ama daha evel sizler e bu gittigimiz Föhr adasini tanitayim. Adaya gitmek icin önce özel arabalarimizla 110km yol aldik sonra arabalarimizi park edip, araba ve yolcu gemisi ile adaya gectik. Arabalarimizla gecmedik cünkü araba basi 70€ para aliniyor, yani cok pahali. Ama adaya arabalari ile gelen cok kisi vardi. Cünkü bu adada cok zenginler oturuyor ve bir romoglu tirin buraya gemi ile gelmesi 700€ oldugunu hayretle ögrendik. Marketlere mal getirmek icin gelen bu tirlardan bu ücret aliniyor.


ada turu icin bizi otobüs bekliyor.

Onarilmis eski yapili bir evin 1.250.000€ bir milyon ikiyüz elli milyon euro oldugunu ögrendik. Kimbilir yeni yapili lüx evler ne kadar onlari artik sormaya hic gerek duymadik…

Adaya vardigimizda daha evel ayarladigimiz gezi tur otobüsü bizi karsiladi ve 1,5 saatlik bir ada turu ve gezisi yaptik, kilavuz bizlere önemli yerleri yolboyunca tanitti sahilde durup Med cezir olayini anlatti ve karsi adaya nasil kilavuz esliginde nerden gidilecegini gösterdi.

adadaki parktan görüntüler

Wyk sehir merkezindeki parkta mola verdik.


Yuvayi disi kus kurarmis, buda disi bir leylek olsa gerek yuvasi icin parkta topladigi otlari, asagidaki resimdeki yüksek direk üzerindeki yerine tasimak icin cabalayip duruyordu.


Bu Parkta ayrieten cok cesitli bitkiler sergileniyor ve her bitkinin adi da etiketlerle belirtilmis.

Parktaki cesme.

Föhr kuzey denizinin 2. büyük adasidir. Schleswig-Holstein eyaletine baglidir. Adanin boyu 12 km, eni ise 6,8 km dir. Yüz ölcümü 82,82 metre karedir, bu ada cok güzel yesillikli dogal bir görünümü oldugu icin yesil ada diyede adlandiriliyormus. Bas sehri Wyk ve 16 kücük köyleri mevcuttur. Son 31 aralik 2003 sayiminda sehrin nufusu 8.649 dur. Bu ada Schleswig-Holstein`in Nordfiersland diye bölgesine baglidir. Bu ada daha evelleri Danimarka kralligina bagliymis. Sonra Almanlarin eline gecmis.

Cok ilginc olan, bu adadaki evlerin catilarinin hep samandan saplardan yapilmasi, onun icin evlerde yanginlar cok oluyormus, cünkü cati hemen alev alabilirormus. Bu durum dan dolayi evlerin kapisi yangin oldugunda hemen evden cikilsin diye iki kanatli kapi yapilmis.

Ayrica bu kapilarin bir öyküsü daha var. Dedigim gibi burasi Danimarka kralligi zamaninda evler yapilirken kapilarin boyu normalden kisa yapilmis, bunuda sebebi Danimarka kralinin talimatiymis. Kapidan girip cikarken, bir kralin yanina nasil gelinir, onu halk ögrensin ve boyunlarin egmegi ögrensinler diye kisa boylu kapilar yapilmasini emretmis mis. Yani halktan bir vatandas krali görünce aliskanliklari olacak ve hemen egileceklermis.
Bu ilginc seyleri adaya yaptigimiz otbüs turunda ögrendik.

Bu adada Kiel ve Hamburg zenginlerinin genellikle yazlik evleri varmis.

Adadaki güzel bir yel degirmeni.


Iste bu tertemiz ipek kumlu sahilde arkadasimiz Gül hayranlikla bakiyor. Karsida görünen Amrum adasi. Mayis ayindan itibaren Med cezir olayi oldugunda karsi adaya, burdan Gül arkadasimin bulundugu yerden kalvuz esliginde yürüyüsler düzenleniyor ve karsi adaya yürünerek geciliyormus. Ama bunu muhakkak bir uzman kilavuz esliginde yapmak gerekirmis, aksi taktirde alcak sanilan su birinkintileri bazen kanallara dönüsüyor ve derinligi 180 cm olabiliyormus veye saati iyi ayarlanmazsa, sular birden gelebiliyorimis, insan kendini bir anda sulara kapilarak baska bir adadaya sürüklenmis bulabiliurmis.

Bu sütunda da hangi yil denizin cok kabardigi ve nerelere kadar ciktigi isaretlenmis. Föhr adasinda bazen rüzgarin hizi saatte 160km ulasiyormus. Firtinalardan catilar cok kolay ucabiliyormus.

Genellikle evler siddetli firtinalarda hep su altinda kalmis, hatta bir ciftlik gösterildi, baya yüksek bir yere yaptirilmis oldugu halde pencerelerine kadar sular cikmis ve ahirdaki hayvanlar telef olmuslar. iste bunlari gezip ögrendikten sonra da tekrar Wyk sehrine döndük. Burada gezip yemegimizi ve ikindi cay ve kahvemizi icip tekrar kücük alisveris yapilacak yerleri dolastik ve aksam 18.00 de gemiye binerek tekrar adyi terk ettik.

Not: Bu adada gezip gördügüm diger yerlerin resimlerini ileriki günlerde ekleyecegim…

Reklamlar