Ekim 2009


>
Alman ve yabanci bayanlar toplantimiz yine cok güzel eglenceli gecti. Degisik kültürlerin mutfagini gezdik yine. Bu haftamizin konusu teryagi ve peynirdi. Arkadaslarin getirdikleri bu konu altindaki yiyecek tariflerinden hangisini uyguluyacagimizi Sigrid ile beraber sectik ve ortaya cikanlar sunlar oldu:
Peynirli Pirasa corbasi
Peynirli canak
Peynirli salata
Ispanakli peynirli Gözleme
Künefe

Yapilan her sey harikaydi, tarifleri arkadasim cogaltip projenin sonunda arkadaslara bir dosya seklinde verecegimiz icin simdilik tarif yazamiyorum. Gözleme ve künefe bizim mutfaktan. Ama digerleri de ilginc ve nefis idi.

>
Bu pazartesi günde Grubum Rio Tokyo ile Almanyanin meshur bölgesi Dittmarschen bölgesindeki Lahana müzesine gittik. Ayrica almanlarin lahanayi nasil ekip bictikleri ve nerelerde kulandiklari ile bir de müzenin altindaki tursu fabrikasini gezip oranin sahibi kurcusu 2 beyden bigilendirici konusma dinledik ve Lahana tursu (sauerkraut) ile yaptigi degisik salatalarin tadina baktik. Lahana ile kendisinin buldugu buluslari, icatlari dikkat ve ilgi ile izledik. Bu fabrikada ve lahan tarlalarinda cok türk kadin ve erkegin calistiklarini ve katkida bulunduklarini ögrendik.
Müzeyi gezdikten sonra müze ve fabrika kurucusu bey geldigimiz icin tesekkür edip, bizlere cok güzel bir cafe yi de tavsiye etti. Denizin cekildigi gelgit olayinin oldugu bölgeye cok yakin olan setlerle ve doga harikasi ile bas basa harika bir ciftlik yerinde nefis pastamizi yiyip, kahvelerimizide yudumladiktan sonra eve dönmek üzere yola ciktik. Yol üzerlerinde ciftliklerde satis yapilan yerin birinde de durarak bolca lahana, havuc, karnabahar, pirasa, corbalik sebze ve kereviz alarak oradan ayrildik.
Aslinda cok ilginc ve muhtesem idi yazilacak anlatilacak o kadar sey varki, ben kisa keserek sizleri cektigim bu fotolarla basbasa birakiyorum.

>
Merhabalar arkadaslar,
sizlere mutfagimin penceresinden bir fotograf cekip paylasmak istedim. Mutfakta is yaparken, disari bakmak, yesillikler görmek icimi aciyor. Karsi bina ayni benim binain esi diye düsünüyorum, cok eski bina ve ici restore edilmis diger evim gibi genis olmasada hosuma giderek severek oturuyorum.
Gelelim oglumun dogum günü pastasina, ablasi kardesi icin bu nefis pastayi evde hazirlamis. Tadi görüntüsü cok harikaydi. Cok emek vermis, 3 katli pandispanya hamuru ve her kata ayri bir tad da ve renkte hazirlamis. (Pasta tarifi bende olmadigi icin yayinliyamadim)
Ellerine saglik canim kizim. Ailecek güzel bir kutlama yaptik ve hosca zaman gecirdik.
Ogluma da yeniden Hayirli, saglikli ve basari dolu nice seneler diliyorum.

>Heyrat(hayir) Semirsegi veya diger adi ile 40 Semirsegi
Aslinda bu hamur isi üc aylarda hayir icin cok büyük miktarlarda yapilir, kolu komsuya dagitilir.
Ayrica biri öldükten sonra 40. günü yapilarak yine fakir zengin cevredeki kolu komsu herkese dagitilarak hayir yapilir.
Bu cok sevdigim Semirsegi dünürüm Gülsüm hanimla beraberce bahcede yaptik. Gülsüm hanim yufkalari acti icledik, kestik ve yagda kizarttik. Serife hanimda dünürümün dünürü bize yardim etti kizartti. Sonrada hep beraber afiyetle salata ve cay esliginde yedik.
Onlarinda hic tanimadiklari ve cok hoslarina giden bu Semirsegi bloguma eklemek icin son anda da olsa fotograflayip, tarifini yazdim ve sizlerle paylasiyorum.

Hamurun Malzemeleri:
1 kg Un
1 Maya
1 yemek kasigi Tuz
aldigi kadar un

Icinin Malzemeleri:
1 su bardagi Pirinc
1,5 yemek kasigi tereyagi
1,5 bardak sicak su
500 gr az yagli Kiyma
4-5 Sogan
1 demet Maydanoz
Tuz, Karabiber, Kirmizibiber
Kizartmak icin 750 ml Aycicegiyagi

Yapilisi:
Tereyagi tencerede ocagin üzerinde eritilir. Icine yikanmis ve süzülmüs pirinc alinarak 3-4 dakika kavrulur. 1,5 bardak kaynamis su ve tuz ilave edilerek pilav pisirilir. Dinlenmeye birakilir.
Kiyma bir büyük tavaya alinarak kavrulur. Kendi suyunu birakipta tekrar suyunu cekince icine ince kiyilmis soganlar ilave edilir ve kavrulmaya devam edilir. Soganlar solunca icne tuz, karbiber, kirmizibiber eklenerek karistirilir. Kiyilmis maydanoz ilave edilir.
Pilav ve kiyma birbirine harmanlanarak karistirilir ve hafif sogumaya birakilir.
Un, tuz, maya ve su ile yufka hamuru yogrulur ve mayalanmaya birakilir.
Mayalanan hamurdan yaklasik 16 yumak yapilir. 1. yumak yufka gibi acilir ve baska bir hamur tahtasina veya masaya serilir. Üzerine 8-10 cm ara ile bir dolu kasik kiymali pilav harci sira ile konulur. Ikinci yufkada acilip bu 1. yufkanin üzerine örtülür. Hamur ruleti ile karelere ve yuvarlak yerleri ücgenlere kesilir. ( bicakla kesilmek ictendindiginde kenarlari yapisamadigindan, tencere kapagi kenari veya bir ince tabak kenari ilede kesile bilinir. önemli olan kesilirken iki tarafinda bir birine yapismasidir)
Temiz bir hamur bezi serilerek tüm yapilan bu hamurlar bezin üzerinde üst üste konulmayacak sekilde biriktirilir veya bir kisi hemen yagi büyük bir tavaya veya fritöze alarak kizartmaya baslayabilir.
Tüm hamur yumaklari bu sekilde iki kat yufka ve arasi iclenerek hazirlanir ve kesilir. Yagda hafif pembe renkte kizartilir.
Yaninda salata ve ve cayla nefis bir ikramlik olur.

Afiyet Olsun ve Hayirlariniz Kabul olsun insallah!

>
Bu pazartesi günde Grubum Rio Tokyo ile Almanyanin meshur bölgesi Dittmarschen bölgesindeki Lahana müzesine gittik. Ayrica almanlarin lahanayi nasil ekip bictikleri ve nerelerde kulandiklari ile bir de müzenin altindaki tursu fabrikasini gezip oranin sahibi kurcusu 2 beyden bigilendirici konusma dinledik ve Lahana tursu (sauerkraut) ile yaptigi degisik salatalarin tadina baktik. Lahana ile kendisinin buldugu buluslari, icatlari dikkat ve ilgi ile izledik. Bu fabrikada ve lahan tarlalarinda cok türk kadin ve erkegin calistiklarini ve katkida bulunduklarini ögrendik.
Müzeyi gezdikten sonra müze ve fabrika kurucusu bey geldigimiz icin tesekkür edip, bizlere cok güzel bir cafe yi de tavsiye etti. Denizin cekildigi gelgit olayinin oldugu bölgeye cok yakin olan setlerle ve doga harikasi ile bas basa harika bir ciftlik yerinde nefis pastamizi yiyip, kahvelerimizide yudumladiktan sonra eve dönmek üzere yola ciktik. Yol üzerlerinde ciftliklerde satis yapilan yerin birinde de durarak bolca lahana, havuc, karnabahar, pirasa, corbalik sebze ve kereviz alarak oradan ayrildik.
Aslinda cok ilginc ve muhtesem idi yazilacak anlatilacak o kadar sey varki, ben kisa keserek sizleri cektigim bu fotolarla basbasa birakiyorum.

>Daha evel basladigim Projelerim baska sehire tasinmama ragmen beldeiyenin istegi ve benimde onlari kirmayip kabul etmemden dolayi yine devam ediyor.
Entegrasyonun amci da iki kültürün bir birine uyum saglamasi oldugundan. Bende iki sehir ve kültürler arasindaki köprügü saglamlastirmaya devam ediyorum.
Gecen hafta bayramin ikinci günü, eski ve yeni ögrencilerimizle, arkadasim Sigrid ve benim baskanligimda, yeni dönem icin eski sehrime gittim ve projemiz Rio Tokio´yu baslattik.
Ilk bulusmamizda tanitim ve tanisma konusmasindan sonra, mevsime göre hazirladigimiz ilki Lahana ile yemek yapma günüydü. Daha evel Sigrid ile neler yapacagimiza ikimiz karar verip, alisverisi yaptiktan sonra, Almanlar, alman lahana sarmasi, bizlerde türk lahana sarmasi yaptik.
Yaninda almanlarin, üzeri visne soslu irmikli pudingi.
Türk Tatlisi olarakda benim bayram icin evden getirdigim baklava ve alman arkadasin evde yapip getirdigi elma pastasi afiyetle sohpetler esliginde yendi.
Ramazan Bayraminin ikinci gününe rast gelmesi dolayisiyla evden ikramlik Kolanya, seker ve cikolatada getirerek arkadaslara ikram ettim ve bayrami nasil gecirdigimizi anlattik.

Götürdügüm baklava (Dünürümün benim icin yaptigi) cok begenildi ve alman arkadaslar tarifi almak istegince iste orda tüm türkler koptuk. Lütfen hemen tarifi verin yazalim dediler. Gülsüm hanim, Serife hanim ve Gül arkadasim tarifi anlatmaya basladi. Sira yapilisina gelince 100 tane findik büyüklügünde yumak alinip acilacagini duyup, her yumagin 10 lu gruplar halinde tekrar acilacagini anlayinca sok olmuslardi. Yazmayi biraktilar biz bu baklavayi asla yapamayiz vaktimiz olmaz diyerek kalemi ellerinden biraktilar(Alman arkadasimiz Anke´nin yüzünün ifadesi ve elindeki kalem birakisi bana, dava hakiminin kalem kirisini andirdi). Ankenin ve diger Almanlarin hayretlerine bizler gülmekten katila kaldik.
Evet alman ve türk lahan sarmasi pisirdik, cogu arkadaslar türk sarmasini cok begendi. Bir de benim tarifteki lahan sarmasina Nar eksisi koymam onlar icin bu tarifi dahada ilginclestirip exotik bir hal ve tada dönüstürdü. Arsivimde olan Türk yöntemi ile yapilan Lahana sarmasinin tarifine burdan ulasabilirsiniz.

Alman Lahana Sarmasi

Malzemeleri:
1 Beyaz Lahana
500 gr Karisik kiyma (dana ve koyun)
2 Sogan
1 Yumurta
1 y.k. Galetetozu
4 y.k. Siviyag
1 yemek kasigi Tereyagi
2 s.b. etsuyu veya su
3 y.k. sos katilastirici veya 1 yemek kasigi un
Tuz, karabiber, kirmizibiber
yaninda yemek icin 600 gr soyulup haslanim Patates
Lahanalari sarmak icin ip

Yapilisi:
Lahana yapraklarindan ayrilir ve tuzlu suda haslanir. Kökünden ayrilmayan lahanain kökü oyulur ve genis tenceredeki kaynayan suyun icine atilarak ayrilmasi saglanir.
Diger yandan Kiyamanin icnie ince dogranmis sogan, yumurta, galetetozu, karabiber ve tuz eklenir ve karistirilir.
Lahana yapraklari bütün olarak, ikiye kesilmeden icine yaklasik 3 yemek kasigi kiyma önce elde oval sekil verilerek lahanin ortasina konulur ve kenarlari icine katlanarak sarilir. Kiyam bitene kadar yapraklar sarilir ve her yaprak ayri ayri acilmasin diye iple sarilir genis bir tavaya sivi yag ve tereyagi alinir sarilmis lahanalar icinde kizartilir. Sonra bir firin tepsisine sarmalar alinir, bir bardak icine et suyu ilave edilir ve firinda 45 dakika pisirilir. Tavadaki yaga un eklenir kavrulur ve icine et suyu ve baharat eklenerek sos hazirlanir. Lahana sarmasi sosu ve yaninda haslanmis patateslerle servise alinir.
Afiyet Olsun!

NOT: Gelecek paylasimim Lahana Müzesi ile ilgili!