>
Sevgili arkadasim ezgilitarifler bana dostluk bildirisi yollamis. Kendisine beni dostu olarak gördüyü icin cok tesekkür ediyorum.
Bende dostluk bildirimi uzun zamandir bloglarina ugramayan arkadaslarim yeni anne olan Dilek, tadinadoyamadim ve Yaren, Yarendentarifler arkadaslarima yolluyorum.
Yarencigimin bloguna virus girdiyinden dolayi, blogunu yeniden düzenledi. Kendisine bu ödülün moral olmasini dilerim:))
iki arkadasimida bebislerini de yanaklarindan öpüyorum, sevgiler….

Ve sizlerle cok begenerek okudugum Kilis Postasinin internet sitesindeki, Sayin Dr. Ali Bestami Kepekçi nin yazdigi bir yayziyi paylasmak istiyorum.

O kimdir?
Sofrandaki yemeği paylaştığın; okul yolunda beraber koştuğun; güler iken O ağladı diye ağladığın; derdini derdin bilip merhem olup, yaralarını dağladığın kişidir kardeşin.
Kardeşlik Onun yok, benim var diye üzülmek; “Ne yapabilirim? ” diye çözülmek; varlıkta değil de yoklukta bilmektir. Bu güzelliğin adıdır kardeşlik. Kardeş kardeşin yürek bağıdır, aynı damarda akan kanıdır. Kişinin acı da sevinç de, dayanacak dağıdır.
Peygamberimiz (sav) şöyle buyuruyor:
“Samimi kardeş edinmeye çalışınız ki, onlar size geniş zamanlarınızda ziynet ve şeref, belâlara maruz kaldığınız zamanlarda da koruyucunuz olsunlar”
Hz Alî (kv) oğlu Hz Hasan (ra)’a hitâben şöyle buyurmuştur:
“Yavrucuğum, gerçek garibe, sâdık dosttan mahrûm bulunan kimsedir”
Kardeşlik, fedakârlıktır. Kardeşlik, birlik, beraberliktir. Kardeşlik, sevginin doruk noktasıdır.
Dost olmak, kardeş olmak deyince aklıma hep şu gelir. Bir insan karşısındaki kişide hata bulma mantığı ile bakarsa; tahmin edemeyeceğiniz kadar yanlış bulur. Ama kim ki; bir kişiyi sever, kardeş bilir; o zaman karşısındaki kişinin hataları bile ona görünmez; rahatsızlık vermez. Bir bakış açısıyla her şey değişir. Ne zaman ki karşımızdakilere hata arama mantığını değil de; ortak payda bulma yönü ile bakar ve muamele edersek; kardeşliği o kadar kolay temin ederiz.
Bir düşünüyorum da; eğer çevrenizdekilerden beklentileriniz çok olursa; hiç dostunuz olmaz. Ama beklentilerimizi makul seviyelere çeker ve insanları oldukları gibi sevmeyi öğrenirsek; sevmek ve de dost olmak kardeş olmak ne kadar kolaylaşır değil mi?
Aslında hayat da böyle… Eğer çok büyük beklentileriniz olursa; mutlu olmanız imkânsızdır. Ama beklentilerimizi makul düzeye indirgersek; mutlu olmak da ne kolay değil mi?
Biz kardeşimiz, dostumuz söz konusu olduğunda fedakârlığımızı yapabileceğimiz en üst düzeye çıkarmalıyız. Ama dosttan, kardeşten beklentiye girmemeliyiz. Onunda elinden geleni yapacağına emin olup; bir selamı; bir kelamı ile bile mutlu olmasını bilmeliyiz.
Öyle ya beklenti çuvalımız ne kadar küçükse o kadar kolay dolar ve mutlu oluruz. Beklenti çuvalımız ne kadar büyükse o zaman da o kadar zor doldurur ve de zor mutlu oluruz.
Dostlukların tükenmediği, sevgilerin ölmediği, gözyaşlarının akmadığı, gülücüklerin bitmediği, en güzel günler sizlerle olsun, Sevgili Dostlarım.

Dr. Ali Bestami Kepekçi / 31.10.2009