Ağustos 2010


>TEŞEKKÜR:
Arkadaslar blogger sablonumu gördügünüz gibi degistirdim.
Sevgili arkadasim mormenekselerr arkadasimin bana hazirladigi bu cici sablon bloguma cok yakisti.
Arkadasima emeklerinden ve calismalarindan dolayi cok tesekkür ediyorum.
Yardim severliyi ve dost canli olmasi, kisa bir süren tanisamada dahi hamen bana yardima hazir olmasindan anlasiliyordu.
Canim mormenekselerr sana tekrar cok tesekkürlerimi iletiyorum, her sey gönlünce olsun, dostlugumuz devamli olsun insallah. Sevgiler…
Bir kaç gün önce arkadaşlar ile konuşur iken, koruğun suyunun çok nefis olduğunu ve suyunun çıkarılıp şişeler doldurulacagini, kışın bu koruk suyu ile, dolmalara, bamya yemegine ve salatalara kullanildigini söylemiştim.
Haberleşerek bu gün Nuralp ve Hatice bana geldiler. Hatice kendi bahcesindeki, Nuralp’ de şefinin bahçesindeki koruklari toplayıp geldiler.
Beraberca hoş sohpet haha kiki ile koruklari saplarindan ayırdık.
Sonra yıkayıp meyva suyu sıkma makinasından geçirdik.
Kalan posasının da süzgecten bastirarak suyunun cikmasini sagladik ki icinde daha cok koruk suyu ihtiva ediyordu (hatta posasını dahi atmaya kıyamadık bazı fikirler ürettik, mesela mücvermi yapsak, yoksa bayram için baklavaya fıstık niyetinemi kullansak dahi dedik, ama bunlar bir, hayaldi::)). Sabah ablamala konusup bir iki bilgi aldığımda, sakın sen elinle sıkma senin elin bekariken çok kaşınırdı dedi, nerden biliyorsun abla 30 yıl geçti untmamışsın dedim, ben sıkardım senin elin hassas diye dedi. Arkadaşlarada aynısını söyledim, onlar biraz elle biraz gerçlerle sıktılar ama üçümüzünde eli baya kaşındı, sonra kremledik ve bir saat sonra kaşınmamız kalmadı. Eldiven kullanmak en uygunu diye düşünüyorum.
Koruğun suyunu sıkıp tuzlamadan evel Hatice haydi tadına bakalım dedi.
Herkes kendine bir bardak alarak koruk şerbeti hazırladık. Bardağa yarı koruk suyu, yarı maden suyu ve 2 kaşık şeker ilave ederek çok enfes bir içecek elde ettik.
Koruğu olana şiddetle tavsiye ediyorum çok nefis oluyor.



Koruk suyu çıkardıldıktan sonra kışa saklamak için biraz tuz eklenip, koruk suyunun tortu, yani posası dibe çökmesi sağlanır, sonra posasından süzülen koruk suyu şişelere doldurulur ve üzerine 2 cm kadar hakiki zeytinyağı eklenerek koruk suyunun hava almamsı sağlanır ve ağzı sıkıca kapatılarak, kışın kullanmak üzere saklanır.

Not: Koruğun suyu et makinasından veya bizim yaptığımız gibi, meyva suyu sıkma makinasından da çıkarılır.

Afiyet Olsun!

KORUK SUYU TOKSİNLERİ ATIYOR
Dünya mutfağında önemli bir yeri olan koruk suyu kurdeşen hastalığını önlüyor,vücudu toksinlerden arındırıyor ve iştahı açıyor.

Koruk suyu olgunlaşmamış üzümlerin ezilip suyunun çıkartılmasıyla elde edilen oldukça ekşi,asitli bir içecektir.her yıl haziran ve temmuz aylarında satışa sunulur.ekşi tadı içeriğindeki elma asidi ve tartarik asidinden kaynaklanmaktadır.içeriğindeki potasyum ,magnezyum ve kalsiyum gibi mineraller barındırır.dünyanın seçkin mutfak kültürlerinde önemli bir yere sahip olan koruk suyu yemeklerin ve salataların vazgeçilmezidir.üzümden elde edildiğinden besleyici değeri yüksektir.

FAYDALARI:

*iştahı açar.

*göz ağrılarını dindirir.

*kurdeşen hastalığının tedavisinde kullanılır.

*deride oluşan kızarıkları gideririr.

*bağırsakları çalıştırır ve kabızlığı önler

*sıcak havalarda toksinlerin dışarı atılmasını sağlar .

*vücudu serinletir ve rahatlatıcı etkisi vardır.

İPUCU:

Salatalara tat vermek için limon olarak kullanılır.koruk suyu ,kabızlığı gidermek için kullanılmaktadır.

NOT:fazla kullnaılması ishale neden olabileceğinden ölçüyü kaçırmamak gerekir.

KAYNAK: ekstra saklambaç gazetesi

Reklamlar

>
Bu gün bahçeye giderken yolda topladığım nefis böğürtlenleri yıkayıp hemen 1×1 reçel şekeri ekliyerek 1-2 tasim kaynattım, sonrada blenderdan geçirdim ve kavanozlara sıcak olarak koyarak agızlarını kapayıp, ters çevirdim.
Bögürtlen marmelatini soğuyunca kavanozlari doğrultup kisin yemek icin serin bir köseye kaldırdım.
Yapmak isteyenler kolayca bir tarif.
Afiyet Olsun….

Bögürtlenin Faydalari:
Düzenli yenen böğürtlen yaşlılıktan kaynaklanan hafıza kayıplarını önlüyor.

Böğürtlenin sıkılarak elde edilen suyu ishallerde çok faydalıdır. Ancak böğürtlen suyu saklanamaz taze içmek gerekir. Saklanırsa sirkeleşir.

Ağız yaralarında, gerek taze ve gerekse kurutulmuş 20 gram böğürtlen yaprağı 1 litre suda haşlanırsa, bu çay ağız yaraları için çok faydalıdır.

Kurutulmuş yapraklarından yapılan şurubunun kanı temizleyici etkisi de var. Bu şurup öksürüğü olanlara da iyi geliyor.

Ayak yorgunluklarında, böğürtlenin sürgünleri ve kökleri 100 grama 1 litre su ölçüsüyle kaynatılırsa, ılıyınca ayak banyosu olarak kullanılabilir. Ayak yorgunluklarına çok iyi gelir.

Güzellik için, böğürtlen çiçekleri ise 50 grama bir 1 litre su ölçüsü ile kaynatıldığı zaman, elde edilecek bu şifalı su eller için çok iyi bir güzellik losyonudur.

Her gün yenen bir avuç böğürtlen kanserden korur. Yapılan araştırmalar böğürtlenin, bünyesinde barındırdığı antioksidanların bağışıklık sistemini güçlendirerek kanser türlerine karşı koruyucu etkisi olduğunu ortaya çıkarmıştır.

Kanı incelterek kan şekerini dengeleyen böğürtlen, diyabet rahatsızlıkları olan hastalar için önemli bir şifa kaynağı

Yaprakları kaynatılarak suyu ile gargara yapılırsa, diş eti ve bademciklerdeki iltihaplara iyi gelir

Kökleri kaynatılarak suyu içilirse böbrek kumunun ve taşlarının düşmesine yardımcı olur.

Böğürtlenden şurup ve reçel de yapılır. Şurubu göğüs ve solunum yolları rahatsızlıklarında oldukça yararlıdır.

Böğürtlen yaralara sürülürse iyileşmelerini kolaylaştırır.

İyi bir antioksidandır. Vücuttaki zararlı maddelerin temizlenmesine yardımcı olur.

Tansiyonu düşürür ve bedeni güçlendirir.

Olgun böğürtlen idrar söktürücüdür ve kabızlığa iyi gelir.

Tok tutan bir meyve olan böğürtlen zayıflamak isteyenler için de bire bir…

İnternethaber

>
Arkadasim mintininmutfagi iftar ve sohur etkenligine yolluyorum bu tatlimi ve arkadasima kolayliklar diliyorum.
Iftar sofrasi icin hafif ve bir okadar da leziz tatli Sütleme´lere buyurun.
Malzemeleri:
3,5 su bardagi Süt
3 yemek kasigi Un
1,5 yemek kasigi Nisasta
yarim su bardagi Seker
bir fiske Tuz
Sonradan eklenecek malzemeler:
1 y.k yumusak Tereyagi
200 gr Labne Peyniri (Quark)
2 p. Vanilya

Garnetür icin:
Bögürtlen
Yaban Mersini

Yapilisi:
Bir tencerede un, nisasta, seker ve tuz karistirilir. Yavas yavas süt ilave edilerek el cirpacagi ile karistirilir. Muhallebi kivamina gelene kadar ocakta karistirilarak pisirilir. Ocaktan alinip sonra eklenecek malzemelerde katilarak cirpilir ve kaselere taksim edilir. Üzerine istenilen meyvalar eklenerek buzdolabinda sogutulduktan sonra servis yapilir.

Afiyet Olsun!

>
Bu nefis Kuşkonmaz Çorbası tarifimi arkadasim mintininmutfagi iftar ve sohur etkenligine yolluyorum.
Bu akşam iftara yaptığım ve çok beğendiğimiz nefis Kuşkonmaz Çorbasının tarifi.
Malzemeleri:
1 kavanoz beyaz Kuşkonmaz (330 gr)
1 y.k. Tereyağı
1,5 tepeleme yemek kaşığı Un
3 su bardağı Su
3 y.k Tavuk suyu(veya 1 Tavuk Bulyon)
1 kutu sıvı Kremşanty (200 ml)
Tuz, Karabiber
Maydanoz, Dereotu

Yapılışı:
Tencerede yağ eritilir, un ilave edilerek kavrulur. Un pembeleşmeye başlayınca soguk su eklenir ve el çırpacağı ile karıştırılır. Kavanozdan suyu süzülmüş kuşkonmazlar, kesilerek içine eklenir. Tavuk suyu, tuz ve karabiber eklenir. Bir iki taşım kaynatılır ve blendırla püre yapılır. Bir taşım daha kaynatılıp içine kremşanty eklenir ocaktan alınır. Karıştırılıp tabaklara servis yapılır ve üzerine maydanoz ve dereotu serpilir.
Afiyet Olsun!!

Kuşkonmaz Hakkında Bilgiler:

Kuşkonmaz en iyi besince zengin, kumlu ve gevşek topraklarda yetişir. Haziran-Temmuz ayları arasında yeşilimsi sarı renkli çiçekler açan, 50-150 cm boyunda, çok yıllık otsu bir bitkidir. Sulak, kumlu ve killi, kuvvetli topraklarda, ormanlık yerlerde yetişir. Gövdeleri dik, yeşil düzgün yüzlü ve yaygın dallıdır. Dallar dalcıklara ayrılmış olup, ince, yeşil renkli, 3-6 tanesi bir aradadır. Yapraklar küçük ve zarımsıdır. Çiçekler teker teker veya çift olarak yaprakların koltuğunda bulunur. Erkek çiçekler 6 parçalı ve parçalar çan şeklinde birleşmişlerdir. Meyveleri kırmızı veya siyah renklidir. Kuşkonmaz tohum veya pençeden üretilir. İlkbaharda ekilir. Tohum ekiminden ilk hasada kadar geçen süre dört yıldır. Bir kuşkonmaz tarlasından 20 yıl verim alınabilir.

Eğer bir kuşkonmaz bitkisi hasat edilmeyip doğal haline bırakılacak olursa 170 santimetreye kadar boylanır. Dalları kaplayan ince, iğnemsi yaprakların ardından küçük, sarımsı çiçekler açar; çiçekler daha sonra kırmızı etli meyvelere döner.

Kullanıldığı alan:
Kuşkonmaz A, B1, B2 ve C vitaminlerinin yanı sıra protein, şeker, yağ ve çeşitli mineralleri de içeren zengin bir üründür. Çorbası yapılır ya da garnitür ve salata olarak yenir.

Süs kuşkonmazları içinde en yaygınlarından biri olan tül kuşkonmazı tüy gibi incecik, hoş görünümlü yaprakları için yetiştirilen bir saksı bitkisidir. Bitkinin yaprakları çiçekçilikte buket hazırlamakta da kullanılır.

Kuskonmaz ciddi miktarda FOLIK ASIT icerir.

Not: Bilgiler ve Kuşkonmazin fotografi Net den alınmıştır.

>
Malzemeleri:
2 yemek kasigi Un
1 su bardagi Domates püresi
1 yemek kasigi Tereyagi
1 fincan et veya tavuk suyu
Tuz, Karabiber, Kirmizibiber

Garnetürü:
Kasar Peyniri
Maydanoz, Dereotu
Firinda kizartilmis ekmek dilimleri

Yapilisi:
Tereyagi tencerede eritilip icine un eklenerek hafif pembe renkte kavrulur. 4 su bardagi su, domates suyu ve et suyu eklenerek el cirpacagi ile karistirilir.
Icindeki un pütür pütür olmamasi gerekiyor. Baharatlari da eklenerek bir iki tasim kayantilir, ocaktan alinir. Kaselere alinarak üzerine kasar peyniri, dereotu, maydanoz serpilerek, kizartilmis ekmek dilimleri ile servis edilir.
Afiyet Olsun!

>Semizotu Cacigi
Malzemeleri:
1 demet Semizotu
1 dis Sarmisak
400 gr Yogurt
1 y.k. Zeytinyagi
Tuz, Kirmizi Biber
Yapilisi:
Semizotlar temizlenip yikanir. Ince dallari ile beraber koparilarak bir kaseye alinir. Sarmisak ezilir yogurt, zeytinyagi ve tuz ilavesi ile karistirilir.
Üzerine Kirmizi biber serpilir, servis yapilir.
Afiyet Olsun!
Semizotlu Salata (Pirpirim Salatasi)
Malzemeleri:
2 Domates
1 Biber
1 demet Semiz Otu (Kilis´de Pirpirim denilir)
bir kac dal Maydanoz
1 Sogan
2 y.k. Zeytinyagi
2 y.k. Limonsuyu
Tuz
Yapilisi:
Domatesler, biber ve sogan dogranir. Semizotu temizlenir yikanir ve ince dallari ile dogranir. Maydanozda kiyliarak tüm malzemeler karistirilir. Yemege yakin tuz, zeytinyagi ve ve limonsuyu eklenerek karistirilir ve servis yapilir.
Afiyet Olsun!

>Tüm islam dünyasinin ve bu yaziyi okuyan tüm arkadas ve dostlarin Ramazani Hayirli Olsun!
RAMAZAN ORUCU
Soru: Orucun farzlari nelerdir?

Cevap: Islâmin bes sartindan dördüncüsü, mübârek Ramazan ayinda, hergün oruç tutmaktir. Oruç, hicretten onsekiz ay sonra, Sa’bân ayinin onuncu günü, Bedr gazâsindan bir ay evvel farz oldu. Ramazan, yanmak demektir. Çünkü, bu ayda oruç tutan ve tevbe edenlerin günâhlari yanar, yok olur. Ramazanda oruç tutmak akil bâlig olan her müslümana farzdir.

Orucun farzlari

1- Niyet etmek,

2- Niyeti ilk ve son vakitleri arasinda yapmak,

3- Fecr-i sâdik, ya’nî tan yeri agarmasindan, günesin batmasina kadar olan zaman [ya’nî ser’î gündüz] içinde, orucu bozan seylerden sakinmaktir.

Ramazanin girisi

Soru: Ramazanin girisi nasil tespit edilir?

Cevap: Hadîs-i Serîfte, (Ayi görünce oruç tutunuz! Tekrar görünce, orucu birakiniz!) buyuruldu. Bu emre göre, Ramazan ayi, hilâlin [yeni ayin] görülmesi ile baslar. Hilâli görmeden önce yapilan hesâb ile, takvîm ile baslamak câiz olmaz.

Sa’bân ayinin otuzuncu gecesi, günes gurûb edince, hilâli aramak vâcib-i kifâyedir. Oruç, fecrin agarmasindan, günes batincaya kadar, yemeyi, içmeyi ve cimâ’i terketmektir.

Orucun niyet vakti

Soru: Orucun niyet vakti ne zaman baslar?

Cevap: Bir gün evvel günes batmasindan, oruç günü (Dahve-i kübrâ)ya kadar, Ramazan orucuna kalb ile niyet etmek de farzdir. Belli gün olan adak orucunun ve nâfile orucun niyet zamani da böyledir.

Hergün ayri niyet etmek lâzimdir. Ramazan orucuna niyet ederken, Ramazan demeyip, yalniz oruç demek veya nâfile oruç demek de câizdir. Dahve-i kübrâ vakti, oruç müddetinin ya’nî ser’î gündüz müddetinin yarisidir ki, zevâl vaktinden öncedir.

Fecr, ya’nî imsâk vaktinden evvel niyet ederken, (Niyet ettim, yarin oruç tutmaya) denir. Imsâktan sonra niyet ederken, (bugün oruç tutmaya) denir. Ramazan-i Serîf orucu, her müslümana farz oldugu gibi, tutamiyanlarin kazâ etmeleri de farzdir. Kazâ ve keffâret orucuna ve mu’ayyen olmayan adak oruçlarina fecrden sonra niyet edilemez.

Hayvan zekâti

Soru: Hayvanlarin zekâti var midir?

Cevap: Yilin yaridan fazlasinda parasiz çayirda otliyan hayvanlar, üretmek için, [sütü için] olursa, bunlara (Sâime) hayvan denir. Sâime hayvan sayisi, nisâb miktari olduktan bir yil sonra, zekâti verilir. Yün için, yük tasimak için, binmek için olursa, sâime denilmez ve zekât lâzim olmaz. Deve, sigir gibi baska cinsden sâime hayvanlar, birbirlerine ve diger ticâret esyâsina eklenmez.

Deve zekâti: Devenin nisâbi bestir. Bes devesi olan, bir koyun verir.

Sigir zekâti: Sigirin nisâbi otuzdur. Otuz sigir için bir adet, bir yasini asmis erkek veya disi buzagi verilir. Kirktan ellidokuza kadar sigiri olan, bir adet, iki yasini bitirmis, erkek veya disi dana verir. Manda zekâti, sigir gibidir.

Koyun zekâti: Koyunun nisâbi kirktir. 40’dan 120’ye kadar koyunu olan, yalniz bir koyun verir.

Kimler oruç tutmaz

Soru: Hasta olanlar nasil oruç tutar?

Cevap: Dînimiz, insana yapamiyacagi isleri yüklememistir. Ibâdetlerde her türlü kolayligi göstermistir. Meselâ, hasta, hastaligi artacak ise, hâmile kadin, süt veren kadin, harbeden asker zayif olursa, oruç tutmaz. Iyi olunca kazâ eder.

Sefere çikan, ya’nî üç günlük yola [104 kilometreye] gitmek için niyet ederek yola çikan, seferî olur. Böyle misâfir, orucunu ertesi gün bozabilir ve Ramazandan sonra kazâ eder ise de, zarar etmezse, tutmasi efdaldir.

Yolda ve onbes günden az kalacagi yerde tuttugu orucu bozarsa, keffâret lâzim olmaz. Misâfirligi bitip evine gelince veya gittigi yerde onbes gün kalmaya niyet edince, tutmadigi günleri kazâ eder.

Hasta, hastaliginin artmasyndan veya iyi olmasinin gecikmesinden yâhud siddetli agri gelmesinden korkar ise, oruç tutmayip sonra kazâ eder. Bu, Tabîb-i müslim-i hâzik’in söylemesi ile anlasilir. Hâzik, mütehassis, uzman olmak demektir. Kâfir ve fâsik, ya’nî büyük günâh isledigi bilinen tabîbe muâyene ve tedâvî, zarûrî hâllerde câizdir. Fakat bunlarin sözleri ile ibâdet bozulmaz. Orucunu bozarsa, keffâret lâzim olur.

Ba’zi agir hastalar hariç hemen hemen her hasta oruç tutabilir. Yillarca oruç tutturulmayan birçok hastaya, yakinen tanidigimiz dahiliye mütehassisi bir doktor, oruç tutturdu. Ilâçlarin dozlarini oruç vaktine, ya’nî sahura ve imsâka göre ayarladi. Hastalarin en ufak bir sikintisi olmadi. Yeter ki doktor, hastasinin oruç tutmasini istesin. Pesin hükümlü olmasin. Tedâviyi ona göre ayarlar. Bu olmiyacak bir is degildir. Bunun için dînimiz, her doktorun degil, o bransta mütehassis olma sartini ve müslüman olmasi sartini getirmistir. Mütehassisi olmazsa yanlis karar verebilir. Sâlih müslüman degilse, dînin emir ve yasaklarina önem vermiyecegi için, bunun sözünü de ölçü kabûl etmemistir.

Ihtiyâr olup, ölünceye kadar Ramazan orucunu veya kazâya kalmis oruçlarini tutamiyacak kimse ve iyi olmasindan ümit kesilen hasta, oruç tutmaz, fakat gizli yer. Böyle kimse zengin ise, hergün için bir fitra, ya’nî binyediyüzelli gram bugday veya un veya kiymeti kadar altin veya gümüs parayi, bir veya birkaç fakîre verir. Ramazanin basinda veya sonunda toptan hepsi bir fakîre de verilebilir. Fidye verdikten sonra hasta iyilesirse, Ramazan oruçlarini ve kazâ oruçlarini tutar.

Kutuplarda oruç

Soru: Kutuplarda olan nasil oruç tutar?

Cevap: Kutuplara ve Ay’a giden müslümanin da, seferî degilse, Ramazanda gündüzleri oruç tutmasi lâzimdir.

24 saatten daha uzun günlerde, oruca saatle baslar ve saatle bozar. Gündüzü böyle uzun olmiyan bir sehirdeki müslümanlarin zamanina uyar. Eger oruç tutmazsa, gündüzleri uzun olmayan yere gelince kazâ eder.

Oruç çesitleri

Soru: Kaç çesit oruç vardir?

Cevap: Sekiz çesit oruç vardir. Bunlar sunlardir:

1- Farz oruçlar: Iki kisimdir. Birincisi, belli bir zamanda tutulan Ramazan-i Serîf orucu.

2- Ikincisi, belli bir zamanda olmiyan kazâ ve keffâret oruçlari.

3- Vâcib oruçlar: Bunlar da, mu’ayyen olur. Belli gün veya günler oruç tutmayi adamak gibi.

4- Gayri mu’ayyen oruçlar: Herhangi bir gün veya birkaç gün oruç adamak gibi.

5- Sünnet olan oruçlar: Muharremin dokuzuncu ve onuncu günleri oruç tutmak gibi.

6- Müstehab oruçlar: Her Arabî ayin 13, 14 ve 15. günleri oruç tutmak gibi.

7- Harâm olan oruçlar: Ramazan bayraminin birinci günü ve Kurban bayraminin her dört günü oruç tutmak.

8- Mekrûh olan oruçlar: Muharremin yalniz onuncu günü, yalniz cumartesi günleri, Nevruz ve Mihrican günleri ve bütün sene, her gün oruç tutmak ve konusmamak sartiyla oruç tutmak mekrûhtur.

Orucu bozan seyler

Soru: Orucu bozan seylerin belli baslilari nelerdir?

Cevap: Ilmihâl kitaplarinda orucu bozan ve keffâret gerektiren hâller için genel kâide bildirilmistir. Gida veya devâ ya’nî ilâç olarak, faydali birsey yemek, içmek, zevk, keyif veren birseyi agizdan almak ve cima’ orucu bozar. Orucu bozan bu seyler, bilerek yapilinca hem kazâ hem keffâret gerekir.

Orucu bozup hem kazâyi, hem de keffâreti gerektiren husûslardan ba’zilari sunlardir:

1- Ramazan ayinda oruçlu oldugunu bildigi hâlde ve imsâktan önce niyetli iken, gündüz fâideli birsey yiyip içmek.

2- Sigara içmek.

3- Kan aldirmak ve giybet etmek gibi orucu bozmadigi iyi bilinen bir seyden sonra, orucu bozuldu sanarak bile bile yemek.

4- Ramazanin bir gününde, kazâ lâzim olan birseyi yaparak orucunu bozan kimse, baska gününde de bu seyi kasten yine yaparsa keffâret de lâzim olur.

5- Agzina giren kar, yagmur ve doluyu istiyerek yutmak.

6- Toprak yeme aliskanligi olan kimsenin, yenmesi âdet olan toprak ve kil yemesi.

7- Az tuz yemek.

8- Oruçlu oldugunu unutarak yiyen kimse, oruçlu oldugunu hatirladiktan sonra orucu bozulmadigini bildigi hâlde, yine yiyip içerse orucu bozulur. Hem kazâ hem de keffâret lâzim olur.

Orucu bozup sadece kazâ gerektiren hâller

1- Hatâ ile meselâ, abdest alirken bogaza su kaçmasi.

2- Kulaga yas, ilâç damlatmak, derideki yaradan içeri girecek ilâç koymak.

3- Vücuda, igne ile ilâç ve asi siringa etmek.

4- Kagit, pamuk, ot, pismemis pirinç, dari, mercimek tanesi gibi ilâç ve gida olmiyan birseyi yutmak.

5- Zorliyarak agiz dolusu kusmak.

6- Dislerin kanamasinda, yalniz kani veya tükürükle ayni miktardaki karisik kani yutmak.

7- Imsâk vaktinden sonra, daha gece zannederek yiyip içmeye devam etmek.

8- Günes batti, ezân okundu zannederek, iftâr vakti gelmeden yimek.

9- Oruçlu oldugunu unutup, yiyip içtikten sonra, orucum bozuldu diyerek, yiyip içmeye devam etmek.

10- Istimna, (mastürbasyon) yapmak. [Uykuda iken ihtilâm olmak orucu bozmaz.]

11- Tahâretlenirken içeri su kaçirmak.

12- Lavman yaptirmak, orucu bozar. Kadinlarin, kadin hastaliklarindan muayenelerinde oruç bozulabilir.

13- Zorla orucu bozdurulmus olmak.

14- Burna sivi ilâç damlatmak.

15- Burna kolonya çekmek. Burna çekmeyip sadece koklarsa bir zarari olmaz.

16- Baskalarinin içtigi sigara dumanini istiyerek çekmek.

17- Dis çektirmek için uyusturucu igne vurdurmak.

18- Astim hastalarinin, kriz hâlinde ilâçli sprey kullanmalari orucu bozar. Ilâçsiz oksijen gazi bozmaz.

19- Hastalarin, dil altindan, yutmasa da ilâç almasi orucu bozar.

Kalb rahatsizligi için saglam deri üzerine konan ve derinin gözeneklerinden emilerek kalbe fayda veren ilâç, saglam deri üzerine konuldugu için orucu bozmaz.

20- Kadinlarin ve erkeklerin ilâç olarak fitil kullanmalari orucu bozar. Fakat guslü gerektirmez.

Orucu bozmayan seyler

Soru: Orucu bozmayan seyler nelerdir?

Cevap: Bir ibâdeti yaparken, o ibâdetin farzlarini, vâciblerini, sünnetlerini, mekrûhlarini ve müfsitlerini ya’nî bozan seyleri de bilmek lâzimdir. Bunlar bilinmezse, yapilan ibâdet sihhatli olmaz. Hattâ öyle olur ki, ibâdet yaptigimizi zannettigimiz hâlde, o ibâdet bozulmus, ibâdet olmaktan çikmis olabilir.

Meselâ, orucun farzlarindan birisi, orucun baslayis vaktinden bitis zamanina kadar, orucu bozan seylerden sakinmaktir. Bunun için orucun farzlarini, mekrûhlarini ve müfsitlerini, ya’nî orucu bozan hâlleri ve bozmayan seyleri iyi bilmek lâzimdir.

Orucu bozmayan seylerden ba’zilari:

1- Oruçlu oldugunu unutarak yiyip içmek.

2- Ihtilâm olmak.

3- Tentürdiyot ve yas sürünmek ve sürme çekmek. (Bunlarin rengi, kokusu tükürükte, idrarda belli olsa bile orucu bozmaz.)

4- Giybet etmek. (Giybet orucu bozmaz ise de, harâmdir orucun sevâbini azaltir.)

5- Istemiyerek agiz dolusu kusmak.

6- Isteyerek, zorlayarak, biraz kusmak.

7- Kulagina su kaçmak.

8- Agzina, burnuna, bogazina toz, duman ve sinek kaçmak.

9- Oksijen gazi tüpü ile sun’î hava verilmek. (Gazin içine ilâç konmus ise bozar.)

10- Baskalarinin içtigi sigaranin dumani, sakindigi hâlde agzina burnuna girmek.

11- Agzini yikadiktan sonra, agzinda kalan yasligi tükürük ile yutmak.

12- Gözüne ilâç koymak.

13- Dis çukuruna ilâç koymak. (Tadi bogazda duyulsa bile bozmaz.)

14- Yutmadan yemegin tadina bakmak.

15- Çiçek, kolonya koklamak. Kolonyayi burnuna iyice çekerse bozulur.

16- Disleri arasinda sahur vaktinden kalan, nohuttan küçük seyi yutmak.

17- Gelen kusuntunun geri gitmesi.

18- Orucu bozmaya niyet edip de bozmamak.

19- Dis çektirmek. [Dis çekmek için morfin vurulmasi orucu bozar.]

20- Dis çektirince gelen kani tükürmek, yâhut tükürükten az ise yutmak da orucu bozmaz.

21- Arinin kendiliginden sokmasi.

Oruç keffâreti

Soru: Oruç keffâreti nedir, nasil tutulur?

Cevap: Keffâret, Ramazan ayinin hürmet perdesini yirtmanin, ya’nî Ramazan orucunu bile bile bozmanin cezâsidir. Oruç keffâreti için ard arda altmis gün oruç tutmak lâzimdIr. Ramazan günü özürsüz, bir orucu bozmanin cezâsi, altmis gün, bir gün kazâsi ile 61 gün oruç tutmaktir.

Bunun için keffârete halk arasinda “61” denmektedir. Keffâret sadece Ramazanda kasten bozulan orucun cezâsidir. Baska oruçlar bozuldugunda keffâret gerekmez.

Birkaç Ramazanda keffâretleri olan veya bir Ramazanda iki gün keffâreti olan kimse, birinci keffâreti yapmamis ise, ikisi için yalniz bir keffâret yapar. Birinci keffâreti yapmis ise, ikinci keffâreti de ayrica yapmasi lâzimdir.

Keffâret orucu, hastalik, yolculuk gibi bir özür ile veya bayram günlerine rastlamak sebebi ile bozulursa veya Ramazana rastlarsa, yeniden altmis gün tutmak lâzim olur. Kadinlar özür sebebiyle bozunca, yeniden baslamaz. Özrü bitince geri kalan günleri tutarak, altmisa tamamlar.

Devamli hasta veya yagli olup altmis gün oruç tutamiyan kimse, bir fakîri, bir günde iki defa doyurmak üzere altmis gün yedirir. Altmis fakîrin her birine 1750 gram bugday veya un, yahut bunlarin kiymeti kadar ekmek, baska mal veya altin, gümüs vermek veya bunlari bir fakîre altmis gün vermek de câiz olur.

Doyurmak için kâgit para da verilir. Oruç tutabilen kimsenin fakîrleri doyurmak sûretiyle keffâretten kurtulmaya çalismasi câiz degildir.

Kaynak: Ihlas net

Sonraki Sayfa »