Gezidigim yerler


>Harika bir geziyi sizlerle paylasmak istiyorum. üc günlüyüne gittiyimiz Milano gezisi cok güzel gecti. Havanin da iliman olmasi, gezimizi kolaylastirdi. Güzel yerler görüp, cok cok fotograf cektik. Bu fotograflarin bazilarini sizler icin ekledim, güzel seyirler…

>Dogum günü hediyem olan ve cocuklarimin organize ettigi, Londra gezimiz mükemmel sonlandi. Kizim ve esi, oglum ve ben harika 4 gün gecirdik. Ingiltere beni cok etkiledi, insallah birdaha gitmek kismet olur.Big Ben

Tower BridgeMadame Tussaudes Müze halinde gezilecek harika bir yer. Icerisinde ünlülerin mankenleri var. Asagidakide Atatürün heykeli. Bu müzeye giris insani cildirtacak kadar uzun sürüyor. Biz tam 4 saat sirada bekledik, cok ama cok kalabalikti. Sonra, geldigimize, bekledigimize degdi dedik ama, harikaydi, her sey ince ayrintilarina kadar yapilmis, cok ünlü kisileri misafir etmisti buraya, her arzu ettigimiz sahisin yanida foto cektirmek dahi bir zaman ve sabir gerektiriyordu, icerisi cok kalabalik idi. Londraya gidenlerin muhakak gitmesi gereken yerlerden.

London Eye Londranin Gözü 135 m yüksekliginde ve bir dönüs turunu 20 dakikada tamamliyor.
Burasida Harrods alisveris merkezi, muhakak gezilecek yerlerden. Lady Diananin sevgilisi Dodi Fayed´in Babasinin alisveris merkezi. Sarayin ihtiyaclari burdan karsilaniyormus, yok yok burda cok muhtesem bir görüntü ve güzelligi var. Önündeki arabada tesadüfen gecerken cektim arabada cok hosuma gitti.

Hyde Park 350 dönüm lük parkta oglumla bulusma fikri cok basit kaldi. Asla bir birimiz bulamadik. Cep Telefonlar iyiki var, baska yer tayin ederek orda bulusup otelimize gittik.
Buckingham Palace ve bahcesindeki askerlerin görev degisimi her gün saat tam 11:00 de oluyor.O saatlerde herkesin yogun olarak oraya akin edip, bu töreni izlemeye geliyorlar.



Big Ben

Sabah kahvaltisi 7:00 de baslayip 9:00 da bitiyordu ama biz 8,30 da gezmek icin cikip, aksam 11:00 de otele geliyorduk, hal böyle iken ayaklar sisti, ayagimizdaki ayakabilar rahatsiz etmeye baslayinca kendime böyle hafif ve cok rahat bu lastik cariklari aldim. Cocuklarda kendilerini birer spor ayakabasi almayi ihmal etmediler. Londra hem cok pahali hemde ucakta yük hakkimiz 10 kg idi. Onun icin esyalarimizi sirt cantasina alip gitmistik. Böyle bir gezi genclere göre dediginiz duyar gibi oluyorum…

>Türkiye tatilimiz harika gecti.17-26 Agustos tarihlerinde önce Balikesirin Akcay beldesinde cok keyfli günler gecirdik.
Sevgili dünürlerimiz bizleri cok güzel agirladilar, cevrenin ve insanlarin samiyeti bizleri mutlu etti ve daha cok kalabilmek icin bir aparti kiralayip orada konakladik.
Her gece Akcay carsisini deniz sahilini dünürlerimiz ile gezdik. Cocuklar, dünürlerin akarabalarinin cocuklari ile kaynasti. Deniz temiz ve berrak hava istedigimiz gibi sicak idi.
Asagidaki Sarikizin efsanesini sizler icin netden buldum, hos anitin yaninda da koca bir levhada efsane yaziliydi ama onu resimlemedigim icin netden buldugum bu yaziyi ve cektigim birkac resimi sizlerle paylasiyorum.
Ayrica Akcay belediyesinin düzenlemis oldugu Akcay Kültür ve Turizim senliginide ayni zamanda görmek nasip oldu ve ilk gece gelen Deniz Seki ve 3. ve son gece Emel Müftüoglunun acik hava konserini de zevkle izledik.
Gecelegin fotolar cok güzel cikmadiysada yayinlamak istedim.


SARIKIZ EFSANESİ

Marmara ve Ege bölgelerini birbirinden ayıran ve genç dağlar grubuna giren Kazdağları’nın en yüksek tepesine Sarıkız Tepesi adı verilmektedir. Bu tepenin adı hakkında pek çok efsane anlatılmaktadır.

Çok eski zamanlarda Güre köyünde çok güzel bir kız varmış. Bu kızı köyün bütün gençleri sever ve evlenmek isterlermiş. Adı Sarıkız olan bu güzel kızın babası ise bin bir zahmetle büyüttüğü kızını, talip olan gençlerin hiç birine vermezmiş. Bunun üzerine gençler Sarıkız’a iftira etmişler. Köylüler de Sarıkız’ın babasına giderek:

“Kızın kötü yola saptı. Ya kızını öldürürsün ya da buralardan çekip gidersin” demişler.

Düşünüp taşınan baba, kızını öldürmeye kıyamaz; ancak köylülerin yüzüne bakabilmek için Sarıkız’ı gözden uzak tutmak gerektiğini düşünür.

Kızını yanına alan baba, Kazdağı’nın zirvesine çıkar ve güttükleri kazlarla birlikte kızını bırakıp geri döner. “Kurt kuş yerse de gözüm görmesin, yaşarsa da herkesten gizli yaşasın” demiş.

Kazdağı’nda kalan Sarıkız ölmemiş ve kazlarını gütmeye devam etmiş. Hatta yolunu, izini kaybedenlere yardımcı olmuş. Bu durum kısa zamanda babasının kulağına gitmiş.

Kızının ölmediğini öğrenen baba, Kazdağı’na kızının yanına çıkmış. Dağda kaz çobanlığı yapan Sarıkız, babasını görünce sevinmiş, ona yemek ikram etmiş. Yemek sırasında babası kızından su istemiş. Sarıkız elini uzatarak kilometrelerce aşağıdaki Güre çayından su alarak babasına vermiş. Babası kızının ermiş olduğunu görünce pek sevinmiş.

Sarıkız’ın öldüğü ve bugün kabrinin bulunduğu yere Sarıkız Tepesi, babasının öldüğü yere ise Babatepe veya Kartaltepe adı verilmektedir.
iste bu Efsaneyi siz netden aldim ve bu anitin yaninda yazan öyküde asagi yukari ayniydi, hata olduysa affedin…

Deniz Seki

Emel Müftüoglu

>
Hamburgdaki bu cok büyük Dom daki Lüne park harikaydi. Kizim, nisanlisi, kiz kardesi, oglum ve ben de beraber gittik. Gezmekle yoruldugumuz, baktikca eglendigimiz müthis bir yerdi.Ardi arkasi bitmeyerek gülen bir palyaco, gercek olup olmadigini bir türlü analayamadim.





Iste bu (Riesenrad) dev teker almancasi buna bende bindim ve Hamburgu kus bakisi görme imkanin oldu.


Pamuk seker satan standlar
Cocuklarin sevgilisi, uzun corapli Pipi
Kura oyunlarindan kazanilacak, kumas oyuncaklar
Pramitler
Suda kaydiraclar

ve Gorilla, yanindan gecerken dikkat!!! Bir kizi yakalamis bile…::))

>
Lübeckin yakinindaki Travemünde de deniz kenarindaki senlik cok güzeldi. Pazar günü dünürlerimizdeki mangal keyfimizin ardindan dünürlerimiz ile buraya gezmeye geldik.

Harika gemiler, yelkenliler.


Bu arabalar kumsalda reklam amaci ile kapilarini acmis, alicilarini bekliyor.


Cesitli cadirlarda degisik konserler ve sanatcilar muziklerini sunuyorlar.

Bira bahcesi olarak ayrilmis yerlerde biralar iciliyor.


Gencler ve cocuklar havalarda ucuyor.

Cesitli meyvalardan icecekler.


Eeee sehir senligi olurda bizim dönerciler olmazmi. Iste burdaki ziyaretciler icin türk dönerciside faliyette.
Gezerken Naime hanim bu otelde Almanyadaki Türk sipiker Gülcan`in dügünün burda oldugunu söyledi.
Son olarak da sizler icin Lübeck in meshur, Marzipan`i yani badem ezmeli sekerlemeleri. Aynen Gaziatepin Fistik ezmesi nasil meshursa Lübeck`inde Badem ezmesi yani Marzipan cok meshur ugrayanlar muhakkak alsin ve tadsinlar….

>
Gecen hafta sonu cumartesi ve Pazar bizim bu eyalette bahcelerin acik kapi günü vardi. Bu etkinlige katilmak istegen ve güzel bahceye sahip olan kisiler daha evelden katilacaklarini bildirip, isimleri bu etkinlik icin cikan dergide yayinlaniyor.
Tüm bahce sevenler bu defterciklere göre acik bulnan adreslerdeki bahceleri geziyorlar. Bahce sahipleride gelen ziyaretcileri gezdirip, bilgilendiriyor.

Iste bu acik kapi gününde bizde arkadasalarla Sibel arkadasimizin dünürleri olan Carolanin bahcesini gezmeye gittik. Gittiyimizde baska sehirden Carolaninda tanimadigi kisiler, ziyarete gelmisler, ve cicekler ve bahcedeki bitkiler hakkinda bilgiler aliyorlardi.






c


>
Alman ve Türk bayanlar grubumuzla yine gezideydik ve bu defa da Bad Malenteye ve orda gemi ile 5 göl gezisi yaptik. Malenteye giderken yolda bir park yerinde piknik yaptik. Ayni zamanda arkadasimiz Meryemin de dogum günüydü, harika yiyecekler hazirlamis getirmisti. Meryemcigin dogum gününü güzel temiz havada dogal ortamda böylece kutladik.
Kendisine Saglikli ve Mutlu nice yillar diliyorum. Havanin güzel olmasi keyfimizi de artirdi.


Bu güzel dogum günü kutlamasinin ardindan Bad Malenteye tekrar yola koyulduk.

Iste bu görünen gemi ile birbirne dar gecitlerle bagli olan 5 gölü 2 saate cok güzel bir atmosfer icinde gezdik.

Gezi boyunca kiyilarda harika yapilar gördük.


Gemiden indikten sonra cam esyalari yapilan kücük bir fabrikayi gezdik ve cam dan süs esyasinin nasil yapildigina taniklik yaptik.
Güzel bir Balik lokantasindan sonra birazda sehri gezidikten sonra aksam üzeri dönüs icin yola koyulduk.

Sonraki Sayfa »