gezisi


>

Minyatürk Gezisi ve
Tarihi Eserleri Bulma Kampanyasi düzenledim!!!

Bu gün de Minyatürk`deyiz, bazi gezdigimiz yerlerin girisleri yaslilara parasizdi, ama Alman yaslilar bu olanakdan malesef yine yararlanamadi, cünkü yasli almanlara yine normal fiyat alindi. Hatta bazi arkadaslar bu durumu protosto edip Miyatürke girmediler. Ama yinede keyfimizi kacirmayip, gezimize devam ettik.

Cogu arkadaslar merak ediyor gezinin devami varmi, hala devami ediyor diye, evet arkadaslar hala devam ediyorum ve bu defa gezimize sizleride katilmasini istiyorum.

DIKKAT: Sizlerin katilimi ile bu asagidaki numarali resimlerin isimlerini vermek istiyorum.
Katilim yapmak isteyen her arkadas sadece bir eserin ismini, bana yorum olarak yazmalarini rica ediyorum.
Her resim icin yollanan her cevabi o blogcunun adini ve baglanti linkini vererek bu resimlerin altina ekleyecegim.
Burdaki resimleri numaralarina göre bana yorum atmanizi rica ediyorum, ama sadece bir kisinin bir resime isim verme hakki var.
ilerde hic ismi yazilmayan resimleri de belirterek, eksik olan bu Münyatürk de olan tarihi eserlerin müyatürlerinin isimlerini sizlerinde katilimi ile kampanyayi tamalamayacagiz.
Katiliminiz icin simdiden cok tesekkürler.

1.Edirne -Selimiye Cami
2. Sivas-Divrigi Müzesi
3. Efes-Artemis Moseleum
4. Urfa – Balikli Göl
Bu eserin oldugu sehri ve eserin ismini bilen Soframdan Blogcu arkadaslarimiza cok tesekkür ediyorum.

5. Mardin – Tas Evleri
Bu eserin oldugu sehri ve eserin ismini bilen gittiklerimden Blogcu arkadaslarimiza cok tesekkür ediyorum.

6. Canakkale – Canakkale Sehitligi Anit Mezar
Bu eserin oldugu sehri ve eserin ismini bilen tahtakasik ve tadinadoyamadim Blogcu arkadaslarimiza cok tesekkür ediyorum.

7. Sivas- Gök Medrese8. Antalya- Aspendos
Bu eserin oldugu sehri ve eserin ismini bilen gittiklerimden Blogcu arkadaslarimiza cok tesekkür ediyorum.

9. Corum- Hitit Surları Destinasyonu
Boğazkale


10. Igdir- ishak Pasa Sarayi
11. Konya – Mevlane Türbesi
Bu eserin oldugu sehri ve eserin ismini bilen lavantin Blogcu arkadaslarimiza cok tesekkür ediyorum.

12. Diyarbakir – Malabadi Köprüsü
Bu eserin oldugu sehri ve eserin ismini bilen thesuuur Blogcu arkadaslarimiza cok tesekkür ediyorum.

13. Adiyaman – Nemrut Dagi
Bu eserin oldugu sehri ve eserin ismini bilen thesuuur Blogcu arkadaslarimiza cok tesekkür ediyorum.14. Istanbul- Rumeli Hisar
15. Denizli – Pamukkale
Bu eserin oldugu sehri ve eserin ismini bilen karakazan Blogcu arkadaslarimiza cok tesekkür ediyorum.

16. Nevsehir – Peribacalari
Bu eserin oldugu sehri ve eserin ismini bilen tatlimutfagim Blogcu arkadaslarimiza cok tesekkür ediyorum.

17. Istanbul – Kiz Kulesi
Bu eserin oldugu sehri ve eserin ismini bilen antepasi ve baharcicegi Blogcu arkadaslarimiza cok tesekkür ediyorum.

18. Istanbul – Süleymaniye Cami
Bu eserin oldugu sehri ve eserin ismini bilen sarimutfak Blogcu arkadaslarimiza cok tesekkür ediyorum.Iste Türkiye deki ve Osmanli zamanindaki Türkiye ve haricide olan cesitli sehirlerdeki 18 harika tarihi eserlerin resimlerini ekledim, daha cook resim var ama iclerinden bunlari secmek cok zor oldu. Her sehrin minyatür tarihi eserlerini görünce o sehirlere de insanin gidesi ve gercegini göresi geliyor.
Insallah gideriz ne diyelim.


Bu gördügünüz iki resimde minyatür olarak kurtulus savasini canlandirilmis. Insanin odadaki atmosferi görüp ve duyunca tüyleri ürperiyor, kendini savasin esiyinde saniyor ve ne zorluklarla bu vatan kurtarilmis diyor. Kurtulus savasindan bu yana insanlarin dirliksiz ve koltuk davasi haline hic anlam veremiyor. O zaman inanc ve iman varmis, kadini, genci, yaslisi omuz omuza verip savasmis. Bir canlandirmada cepheye silah tasimak isteyen inancli türk insanimizin, öküzünün biri ölünce nasil kendisi onun yerine gecip kaganiyi cektiyi vardi ki, almanlarin yaninda aglamamak icin kendimizi zor tuttuk. Iste o inanc ve imanla savasan türk milleti bizlere asagidaki gördüyünüz resimdeki rahatligi saglamis.Eger o zamanlar kurtulus savasinda kadin, cocuk, genc, ihtiyar ayni milli suurla, vatan sevgisi ile bu vatani kurtarmak icin savasmis olmasaylardi, bu güzel masaj koltuklarinda bu arkadaslar oturup da keyf yapamayacaklardi.

Not: Tarihi eserlerin isimlerini bulmayi unutmayin, lütfen yukaridaki DIKKAT yazisini okuyunuz, kolay gelsin….

>

Eyüp Sultan Camisi ve Pierre Loti


Ben bu kuslara bayildim, ne güzelde dizilmisler…


Istanbula gelinirde Eyüp Sultan camisi gezilmez olunurmu. Iste Misir carsisi ve Kapali carsidan sonra o günkü ögleden sonraki palnladigimiz otobüs turunda, duragimiz Eyüp Sultan ve Pierre Loti idi, önce camide namazlar kilindi, dualar yapildi. Burda yatanlarin ruhuna Fatihalar verildi.




Ziyaretimiz Eyüp Sultan Camisinden sonra dik bir tep olan Pierre Loti tepesine dogru devam etti. Manzara harikaydi, Firansiz askeri Pierre Loti agzinin tadini biliyormus, bize orda anlatildigina göre 2. dünya savasindan sonra Fransiz askeri Pierre istanbula yerlesir ve Türk gibi giyinip türk gibi yasamaya baslar ve her gün bu tepeye gelerek burda cay icer ve kitap okurmus. Ama siz yinede Pierre Loti hakkinda bilgiyi soframdan arkadasimizin esi gittiklerimden okuyabilirsiniz. Sagolsun ailecek yaptiklari Istanbul gezisini cok güzel ve dört dörtlük tüm bilgileri icerecek sekilde kendi blogunda yazmis. Onun icin sizleri tüm istanbulun tarihi yerlerinden bilgi alamk icin oraya yönlendiriyorum. Gittikleri yerleri cok güzel bilgilendirici bir sekilde bizeler icin paylastigi icinde ayrica tesekkürlerimi sunuyorum.



>Misir Carsisi ve Kapali Carsi

Misir carsisinda mis gibi baharat kokulari, nefis lokumlarla renk cümbüsü, burdan ve kapali carsidan, paket paket elma cayi alinmayada ihmal edilmedi.

Arkadaslarin alacaklarinin ardi arkasi kesilmeziken, esnafda satislarini yaparak, herkes halinden memnun günümüz para harcamakla gecti. Ama bu demir parmakliklar arkasinda kücük bir köse dönercisinde, yedigimiz dönerin ve köftelerin de tadi harikaydi.



Gül arkadasim da oglunun ve gelininin saparis ettigi nisan yüzüklerini nihayet buldu, sadece 15 dakika beklememiz gerekiyordu, cünkü yüzükler baska yerden getirtilecekti. Kuyumcu tüm grubumuzu dükkaninin yukari katinda, büyük bir misafir perverlik göstererek bizleri agirladi, elma caylari icildi ve ayrica müesseseden herkese birer, cüzdan hediye edildi. Arkadasda nisan yüzügü, saat v.s. ihtiyaclarini Meryem arkadasimizda bir kac saat oradan aldilar. Alman arkadaslarin bu misafir perverlik karsisinda agizlari acik kaldi, memnuniyetlerini ifade etmeye calistilar.
Alisverisler bitince yorgun argin ayaklar sisimis durumda kendimizi otele zor attik. Ama ögleden sonra Eyüp Sultan Cami ve Pierre Loti sirada.
Sizlerle bundan sonra oralarida ayriyeten
paylasacagim.
Gülhane Parkinida bir aksam üzeri gittikdi ama gününü pek hatirliyamadim ve burda kisa bir gecegim dedim. Alman arkadaslar Gülhane parkina hayran kalip benden ayrida 2 defa daha gittiler. Ama hic bir resim cekmemisim ki sizlere Gülhane parkindaki o harika manzara ve lalelerin renk cümbüsünü gösteremiyecegim.
Gezimiz devam edecek…….

>Istanbula gelinirde gece turu yapilmazmi, iste organizasyonun mükemmelligi ve tutugumuz bir otobüsle Istanbulun harika gece görüntüleri.
Ilk durak Cevahir Carsisi
Ulus parki ve muhtesem laleler arasindayiz.

Gecenin isiklari arasinda, bogaz köprüsünün büyüleyen isiltilari ile
Ulus parkinin gece yarisi son müsterileri biz olduk, gecenin gec saatlerinde kapatilmak üzere olan bu resturant, sagolsunlar bizler icin , cay ve kahve ikrami yapabiliriz diyerek, o günün son müsterilerini, güler yüzle kabul ettiler. Harika bir mekanda gecenin son caylari ve kahveleri yudumlandi, tatlilar yendi (kabak tatlisi, kadayif, sütlac ve kazandibi). Türkiye nin enfes elma cayina Almanlar hayran kaldi, yarin ilk is kapali carsiya cikmak ve elma cayi tedarigine girismek olacakti…..Not: Elma cayi okadar sevildiki, gecen alman arkadasda Istanbulda cektigimiz fotolara bakmak icin düzenlediyimiz toplantida, kapali carsidan aldigi elma cayini ikram etti ve keske bir kac kutu fazla elma cayi alsaydim az kaldi dedi. Türkiyeye giden bana elma cayi getirirmi diyede ekledi.

>Herkese hayirli cumaalar ve güzel hafta sonlari.
Siradaki resimlerimiz, Yerebatan Sarnici

ardindan nefis Maras Dondurmasi ve Dondurmaci gencin showu Otantik hediyelik esya magazasinda alisveris keyfi….

>Sultan Ahmet Cami (Mavi Cami) ve Ayasofya
Cami bahcesindeki ay yildizli bahce dekoru harikaydi.



Sultan Ahmet Cami yi gezip ciktiktan sonra disarida cok güzel bir süprizle karsilastik.
Sultan Ahmet Cami ve Ayasofya arasindaki alanda Turizim haftasi ile ilgili hazirliklar baslamis, sahne düzeni ve mikrofon denemeleri yapiliyordu, bizde grubumuzla Ayasaofyaya girmeyi biraz erteleyip, bu güzel hazirlilara ve Mehter marsi ile baslayan harika turizim haftasi kutlamasina katildik.

Muzik söleni, okul ögrencilerinin harika folklör gösterileri ile arkadaslarla beraber, istanbulda böyle güzel bir senlige katilmanin sevinci ile saatlerce ayakta bu güzelliklere eslik edercesine seyir ettik. Harika mehter ekibini, ögretmenlerin söyledikleri harika sarkilari, minik yavrularimizin sunduklari halk danslarini, kulagimizin ve gözümüzün pasi acilircasina, gururlanarak izledik.


Daha sonra Ayasofyaya gecerek , orasini da gezdik.Bundan sonraki duragimiz, yerebatan sarayi………..

>

Anadolukavakligi ve Yoros Kalesi

Istanbul gezimizin ikinci gününde vapurla Bogaz turuna kaldigimiz yerden devam ediyoruz ve Anadolukavakligindayiz.
-Rumelikavakligindan sonra son durak olan Anadolukavakligi iskellelerine ugradik ve Anodolukavaginda 2 saat mola veriliyor. Iste sizlerle bu moladan güzel kareler.


Harika bir köy halki ve kücük kücük cokca balik lokantalari ile cevrilmis yemyesil bir yer. Hediyelik satis yerleri de sizlere cok cesitler sunuyor. Bu Anadolukavakligi denilen belde de birde cok harika bir tepe ve tepedede bir Yoros Kalesi diye tarihi bir harebe var.
Arkadaslarin bazilari Yoros Kalesine cikmaya gücü olmadiklarindan, asagida kaldilar.
Orda iki gruba ayrilarak, tepeye cikamayacak grubu o cevreyi gezmeye ve balik yemege birakip, benimle bir grupda tepeye Yoros Kalesine tirmandik. Havanin sicakligi harikaydi ama tepenin dik olmasi yinede bizi iyice terletti.
Yol kenarinda bir satici bayan el isleri ve bazi degisik kiyafetleri, örtüleri ve kendi tasarimi olan, takilari sergiliyordu, arkadaslar hem merak hemde dinlenme amaci ile bu bayandan alisverisler taki ve örtüler aldilar. Bayan ordaki alisverisimizden cok memnun kaldi (hatta dönüste bizlere tekrar tesekkür ederek, bu gün benden ilk alisverisi siz yaptiniz ayaginiz ugurlu geldi, iyi satis yaptim diyerek, tesekkürlerinide nazik olarak bildirdi) O yukari tepelerde cok hos bir iki Cay bahcesi, restorantlar vardi. Dinlenmek icin kurulmus Hamaklarla karsilasip, sira ile dinlenme molasi da vermegi ihmal etmedik. Bizler tekrar yola devam ederek tepeye Yoros Kalesine ulastik.

Iste Anadolukavakligindaki Yoros Kalesi
Harebe kale ve burdan kus bakisi görünen istanbul manzarasi harikaydi, bu muhtesem doga mazarasi karsisinda ve serin rüzgarin ugultusu ile büyülendik, asgiya inmeye hic de niyetimiz yoktu.

Orada oturup cevregi izleyip fotograflar cekerek bu harika yerin tadini cikardik. Daha sonra asgi inmege mecbur kaldik cünkü az bir zamanimiz kalmisti ve biz asagida daha balik yemegi planlamistik. Iste o tepeden istemesekde yavas yavas asagiya dogru yürümeye basladik.
Anadolukavakliginda güzel bir aile lokantasinda, mis gibi kizartilmis baliklarimizi yedik. Sonrada diger grubumuzla
bulusarak görüslerimizi tepedeki manzarayi ve kaleyi anlatip, cektiklerimiz fotolari gösterdik. Vapura tekrar binerek, yolda gördügümüz yerlerin büyüsünde kalmis, temiz havanin verdigi bir yorgunlukla, tekrar Eminönü iskelesine dogru yol almaya basladik.

>
Istanbul gezimizin ikinci günü, planimizda sirada olan vapurla Bogaz turumuz vardi.
Sabah kahvaltisindan sonra, yine otelin lobisinde toplanildi ve hep beraber Eminönü iskelesine dogru yola cikildi. Saat 10.30 civarlarinda kalkan bogaz turu vapuruna biletler alindi ve vapurda herkes gönlüne göre yer secerek yerlerini aldilar.
Vapurda baya cok turis ve yerli halk vardi, heryer bir anda doldu.
Bogazda bir almanya gemisi görünce hemen onuda karelerimin icine aldim.

Vapurun yol aldigi bogaz boyunca harika tarihi eserler ve mükemmel manzarlarla karsilastik.
Birkac iskelede yolcu alarak sahane bogaz manzarasi ile Besiktas-Kanlica (Kanlicanin Yogurdunun cok meshur oldugunu orda ögrendik ve bol bol yogurt yedik), (Arkadasim Gülsevilin istahla yogurt yemesinden, üzeri pudra sekerli yogurdun cok lezzetli oldugunu anlamissinizdir :)))
-Yeniköy-Sariyer-Rumelikavakligi ve son durak olan Anadolukavakligi iskellelerine ugraniyor ve Anodolukavaginda 2 saat mola veriliyor. Gelecege Anadolukavakligi ve mola!!!…..

>







Alman arkadaslar ve bizler Istanbulun Laleler ile bezenmis olmasina, lalelerin her renginin burada bulunduguna, tanik olduk. Alaman arkadaslar lalelerin cok zor ekildigini her yil yeniden ekilmesi gerektigini söylediler. Cok özenle her yer lalelerle süslenmis cok müthis demekten kendilerini alamadilar. Iyiki nisan ayinda gelmisiz, bizde harika manzaralara tanik olduk.


Arkadasimiz Erika Topkapi Sarayini ziyarete gelen ögrencilerin ilgi odagi oldu. Cocuklarla ingilizce konusarak begenilerini anlatti ve cocuklarda biraz ingilizce pratik yapmis oldular.
Bu harika Sarayini gezmekten yorgun ve baygin düsmüs grubumuzun, cevredeki dinlenmek ve oturmak icin hazirlanmis yerlerde mola vermeleri de böylece benim karelerime yansidi.
Topkapi sarayini bir günde dahi gezmek cok zor. Bizler o günün cok kalabalik olmasi dolayisiyla ancak her yere sadece baktik, iyice ögrenip cok incelemeden gectik. Inceleyecek olsaydik günler alirdi. Ayrica bazi yerlede foto cekmek yasak oldugundan, resim cekemedim, bunlarin basinda hazine dairesi gelir. Onun icin o meshur James Bond filimlerine ve daha nice filimlere konu olmus Kasikci elmasinin resminide cekemedim.
Yakinda
Istanbulun diger gezdigimiz güzel resimleri sirayi alacak….

>
istanbulda konaklayacagimiz otele gece 23 de ulastik. Ertesi gün ilk planda olan Topkapi Sarayini gezmek icin sabah kahvaltiya 8 de inildi ve 9 da yola cikmak icin ilk arkadaslar foto cektirmek icin lobide siralanmisti bile. Digerleri son kahve ve caylarini yudumlaya dursunlar, bizim heyecanli arkadaslari merakla ve sabirsizlika yola cikmaya hazir ve nazirlar bende onlari yatistirmak icin, lobide cektigim foto.

iste 17 kisilik bir ordu ile ilk adimlar istanbulun dar sokaklarinda atilmaya baslandi bile. Grubumuza her gün disaridan gruptaki arkadaslarimizin bir kac akrabalarida katilarak, istanbullularindahi görmedikleri yerler i bizlerin gezileri sayesinde onlarda katilarak gördüler.

Topkapi Sarayina giden yol. Türkiye ye gelmeden her arkadasa bir dosya hazirlayip, gezi planini ve o semtlerin sehir haritasini, semt haritasini ve cizelgeyi, gezecegimiz yerler hakkinda bilgilendirme yazilarini hep bilgisayardan bularak, kitaplardan bularak, bir dosya halinde arkadasalara bir gün toplanti yaparak dagittmistim ve izin hakkinda nelere dikkat edilecegini iceren bir konusma yapmistim. Bende istanbulu pek bilmedigimden yol boyu fotograf cekerek, gittim. Hem begendigim yerleri arsivlemek acisindan hemde kaybolma ihtimalinde gectigimiz yerleri bilmek acisindan. Eee sehatimizde yanliz benim cektigim foto 1500ü gecti. Yoook yook korkmayin sizlere bu fotolarin hepsini gösterip yormuyacagim, ama yinede bakmaktan yorulacaksiniz ::))


Yolda giderken vitrinde oturup ipeklerle hali dokuyan bir hanim kizimiz.


Topkapi sarayinina girmeden alisverise ne dersiniz.

iste ilk giris kapisi


Naciye ablamiz hic dururmu, illa bu askerle fotografimi cek diye tuturdu.
Asker oglumuzda tabiki cekebilirsiniz dedi ve saziyede hemen benide cek diye kostu pesinden.


ikinci giris kapisi

Ben Sarayda cok foto cektim ama bloga uygun olsun diye ilk mutfakla ilgili bölümü buraya ekliyeyim dedim. Digerlerini ilerde ekliyecegim.


Sarayda sofra edabi ögrenilen bir resim. Bizim ziyaretimiz sirasinda 23 Nisan yakin diye ve Turizim haftasi diye okullarda akin ediyordu. Bir lise ögretmeni ögrencilere bu Osmanli döneminde sofra edabi ögretildigini ve bu resmi acikliyordu. Bende dinledim ve hocam sizden dinledim cok memnun oldum, bende bunu kendi grubuma anlatayim dedim. Ben orda onu arkadaslarima anlatirken ordaki görevli geldi “siz rehbermisiniz, kartiniz nerde demezmi”. Bende ben bu grubun baskani ve tercümaniyim dedim. “siz burda tercümanlik yapamazsiniz” dedi. “Neden” dedim, ” yapamazsiniz, yetkiniz yok” dedi. “Bey efendi, ben bu grubun baskaniyim, ben Almanyada da burda da bunlara tercümanlik yapiyorum” dedim “hayir burda yapamazsiniz polis cagiririm” dedi. “Buyurun cagirin” dedim. “Ben suc islemiyorumki, haa sesli oluyorsak o baska disarda anlatirim” dedim. “Yok disarda da anlatamazsiniz” dedi.


Hani Polis cagirsa icim gam yemegecek, onuda yapmiyor, sadece agizi dolu olmazda olmaz, baktim arkadaslar, almanlar tedirgin oldu, yine rezil olmama adina Türkiye nin adini yanlis duyurmama adina, tamam cikiyoruz dedim.
Ya Türkiyede ne cok yasak var arkadaslar. Bunlar sadece bizemi denk geldi nedir. Sanki hic bir sey bilmiyoruz. Almanyada benim tercümanlik etmedigim yer kalmadi diyebilirim, mahkemesinden, okuluna, okulda veliler toplantisini dahi türk velilere tercümanlik ettim, birakin, polislige gider tercümanlik ederim, herkes minnattar kalir, paramida alir cikarim.
Ya kardesim sizden parada almiyacaktik yaniiiiii…….
Dedigim gibi mesele polis cagirma degi, kendi adamini tercüman olarak bizlere katmaydi onun amaci. cünkü bende tercümanlik karti yok onlar yapabilir, agizlari. Madiyet malesef hasiyetide götürüyor….

Bu harika cinlerin arasinda bu olaylar oldu ama yakismiyordu olanlar buraya.
Birde bazi yerlerdeki yabanciya ayri yerliye ayri fiyat uygulamasi bizleri üzdü, toplu giris bileti alacagim icin arkadaslardan para toplarken sen türksün az, sen almansin cok ödüyeceksin, diye ayrim yapilmasi, yine cifte standartlari konusunu öne gecirdi. Burada Almanyada böyle bir uygulama asla olmadi. Hatta yabancilar sosyal haklardan Almanlardan daha cok yararlaniyor diyebilirim.

Osmanli zamaninda bu kablarla harika helvalar pisermis. Güzel helva tarifim olsaydi ekliyecektim ama, en güzeli peynirli helva onuda ancak Türkiyenin peyniri ile yaparim.

Osmanli usuli helva bilen arkadaslarim buyursun, bilen bilmeyene ögretsin.


Agirlik tarti ölcüleri.

Bu harika fotgraflarla Topkapi Sarayinin mutfak bölümüne veda ediyoruz.
Yakinda baska fotolarla degisik yerlerdegiz, ama hala Topkapi sarayindayiz cünkü burasi icin ancak 1 gün planlamak gerekiyor, ki bir gün dahi az geliyor.

Sonraki Sayfa »